Oca
08

47 Ronin – Görülmeye Değer Bir Samuray Filmi

Yazan YariAydin 1 Yorum / 2.586 Kez Görüntülendi

47-Ronin-Official-Trailer-1-47-ronin-35169797-1920-1080

47 Ronin’in Japonya ve Bushido geleneğine ilham veren gerçek hikayesinin Hollywood kalıpları içinde işlenmesi fikri, pek tabi ki hikayenin sulandırılması ve bir aksiyon/aşk sarmalı içinde özünü kaybetme riskini akıllara getirse de, ortaya çıkan sonuç; bazı zorunlu klişeleri dışında tatmin edici ve çok yönlü bir şölen hediye etmiş sinemaseverlere…

 

Yönetmen Carl Rinsch’in ilk uzun metrajlı filmi 47 Ronin, kendisi açısından belirgin bir kalıcı olma çabasını gözler önüne seriyor. Keanu Reeves ise hala kendisini rolünde eritemese de doğal karizması ve Hawai’ye ait özü ile rol için adeta biçilmiş bir kaftan görüntüsü vermekte.

 

Japonya’yı, tarihini, sanatını ve popüler kültürdeki etkilerini düşünün, aklınıza gelen şeyleri bir kağıda yazın daha sonra internete girin ve 47 Ronin’in gerçek hikayesini okuyun, tüm bu yazdıklarınızı birleştirip bir senaryo haline getirin. Bu senaryonun güzel olup olmadığını da 47 Ronin filmini seyrederek test edin. Filme ne kadar yaklaşmışsanız o kadar başarılı bir senaryo yazmışsınızdır dersek, söylediğimizi abartı bulur musunuz ? Bulmayın çünkü abartı değil.

 

kai oishi

                                      Oishi rolünde Hiroyuki Sanada her zamanki gibi dövüş sanatları ve dramayı ile başarıyla birleştiriyor.

 

47 Ronin,  gerçek hikayedeki siyasi anlaşmazlığın içine; birisi kapkara birisi bembeyaz iki aşk, şiirsel bir görsellik, görkemli ancak dengeli bir savaş koreografisi, japon antik döneminden kalan ve sinemaseverlerin anime dizilerinden tanıyacağı fantastik öğeler ve tüm bunların sonunda bir hollywood gişe filminde nadir rastlanabilecek hazin ama büyük bir final sığdırmayı başarmış kaliteli bir yapım.

 

47-ronin-poster

Soldan sağa; Kai rolünde Keanu Reeves, Demon; sadece zırhtan müteşekkil dev samuray, fragmanda filmden daha çok görünen    Outlaw ve cadı rolünde Rinko Kikuchi; Pacific Rim’in cici kızı 47 Ronin’de şuh kötülük timsaline başarılı bir geçiş yapmış.

Film bir Kurosawa filmi kadar renklere hakim ve en az onun kadar hüzün barındırıyor. Maskulin climax sekansları da oldukça yerinde ve yeterli. Fantastik öğelerin mahiyeti ve kullanımından da daha önce bahsetmiştik. Filmde efsane yönetmene bazı saygı duruşları yakaladığımı da belirtmeliyim.  Tabi yönetmen Carl Rinsch’in Kurosawa’daki gibi gönülden bir “Japonya” derdi olamaz ve yine kendisinden CGI’sız dönemin elle tutulurluğuna erişmesini bekleyemeyiz ancak bu film eğer bir tür pop kültür içinde tanımlanacaksa bu tanımlama pop-art olur pop-corn değil.

 

Kai Mika

                                          Kai (Keanu Reeves) ve Mika (Ko Shibasaki) filmdeki duyguyu vermeyi başarıyorlar.

 

Senaryoda da özellikle Kira’nın Asano’ya saldırısının betimleniş şekli şekspiryen entrikalardan geri kalmıyor ve Keanu Reeves’in canlandırdığı Kai karakteri vasıtasıyla da fantastik öğelerin hikayeye eklemlenmesi ayrıca başarıyla kotarılmış. Birkaç kurgu ve rol paylaşımı (özellikle Outlaw karakteri açısından) sorunu, CGI’daki bir iki kafa karıştırıcı öğe ve “bir ülke” izleyicisinin her filmde görmese yapamayacağı 5 yaş düzeyi bazı espriler dışında (ki yönetmen kurgusunda bunların değişeceğini düşünüyorum) filmi son derece başarılı ve yönetmenini de takibe değer bulduğumu ,ifade etmeliyim.

Amerikan benzeri olan Son Samuray’dan daha gerçekçi ve somut, Japon benzeri Alacakaranlık Samuray’ından ise daha hareketli ve doğal bulduğum filmin 7,5- 8 arası bir puanlamayı hak ettiğini düşünüyorum. IMDB puanı 6,7, ama onu da çoğunlukla “bir ülke” izleyicisi veriyor…

YarıAydın

Kategori: sinemaloji

1 Yorum

  1. nabd diyor ki:

    Filime senaryodan çok görsel efektlerin etkili olduğu
    kanaatindeyim. Kai’nin canavar ve cadı ile savaşı film max. Adrenalin noktasıydı
    J Uzak doğu oyuncuları
    ve uzak doğu efsanesini anlatılan filmde savaş sahnelerinin kısa olması klasik
    uzak doğu film ezberini bozmuşJ

Yorum Yaz