Nis
16

The Book of the New Sun- Ancak Gene WOLFE yazabilirdi.

Yazan Skywalker 0 Yorum / 1.184 Kez Görüntülendi

The Book of The New Sun

The Book of The New Sun-Gene WOLFE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni Güneşin kitabı mı? Peki, eskisine ne oldu?  Wolfe’ye göre bildiğimiz güneş soğudu ve dünya üzerindeki etkisi azaldı. Günümüzden bin yıl sonrasını anlatan ve dört kitaptan oluşan The Book of The New Sun, Amerikalı yazar Gene Wolfe’yi fantastik-bilim-kurgu edebiyatının en önemli yazarlarından birisi haline getirdi. Hatta bazı yazarlar daha da ileri giderek 82 yaşındaki yazarı yaşayan en iyi Amerikalı yazar ilan ettiler.

Toplamı 1200 sayfayı geçerek dev bir eser haline gelen dörtleme, yazarın boş bulduğu zamanlarında yazdıkça büyüyen ama aslında bir hikâye olması niyetiyle başladığı bir denemedir. 1980 ve 1983 yılların arasında çıkan dört kitap sırasıyla;

-The Shadow of the Torturer(İşkencecinin Gölgesi)

-The Claw of the Conciliator(Arabulucunun Pençesi)

-The Sword of the Lictor(Baltalı Muhafızın Kılıcı)

-The Citadel of the Autarch(Diktatörün Hisarı), olarak sıralanıyor.

 

Dönemin bilim-kurgu, fantastik edebiyatı alanında verilen ödüllerin neredeyse tümünü toplayan dörtleme, birinci tekil şahıs anlatımıyla okuyucuyu günümüzden bin yıl sonrasının dünyasına götürüyor ve başkarakterimizin gözünden yaşadıklarını okuyucularla buluşturuyor.

Kahramanımız Severian, işkenceciler loncasında büyümüş genç bir adamdır. Devletin ya da kitaptaki ifadesiyle milletler topluluğunun içinde bulunan ve diktatör tarafından aydınlanmaları ya da işledikleri suçların cezasını çekmeleri için gönderilenlerin en iyi şekilde! ağırlandığı bu loncaya bir gün güzel bir asilzade gelir.

Severian’ın, bakmakla görevlendirildiği bu asilzadeye karşı zaman içinde gelişen duyguları, loncadan atılmasına ve sonrasında başına inanılmaz olayların geldiği yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Genç işkenceci, loncanın ustası tarafından Thrax adında bir yere hüküm uygulayıcı olarak gönderilir. Yola çıkmadan önce usta Palaemon, genç Severian’a yolculuğu boyunca kendisini pek çok kez kurtaracak ve başına bela açacak olan büyük kılıç Terminus Est’i verir.

Terminus Est çift taraflı bir kılıçtır. Bir tarafı erkek kafası, diğer tarafı ise kadın kafası kesmek için özel olarak dövülmüştür. Latince ‘Bu son’ anlamına gelen kılıcın ismi, alegori ustası Gene WOLFE’ un kitaplar boyunca yapacağı pek çok alegoriden birisidir. Adaletin sembolü Themis’in adeta erkek hali olan Severian; kılıcı, geceden daha karanlık cüppesi (bu cüppenin rengi için yazar çok eski Latince bir kelimeden türetme yapma yolunu seçmiştir(Fuligin) ince uzun yapısı ve kararlı tavırlarıyla yaptığı yolculuk sırasında kendisi gibi pek çok simgeyle karşılaşacaktır.

 The Book of The New Sun

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kitaplarında Latince ve eski Yunanca pek çok kelime kullanan yazar dörtleme için İspanyolca ve Fransızcayı da sıklıkla kullanmıştır. İlk kitabının sonunda kullanılan dili ve kelimeleri tanımlarken; Severian’ın seyahatnamesini tercüme ettiğini ve bunu yapmanın çok zor olduğunu çünkü henüz öyle bir dilin var olmadığını belirterek okuyucuya ne ile karşı karşıya olduğunu da açıkça söylemektedir.

Henüz dilimize çevrilmemiş olan eser, bir gün cesur bir çevirmenin elinde şekil bulurken çevirmeni fazlası ile terletecektir.

Sıradan bir yolculuk olarak başlayan hikâye örgüsü; mucizevi nesneleriyle, dünya dışı yaratıklarıyla, ölmekte olan Dünya kavramıyla ve satır aralarına konulan dini mesajlarıyla oldukça zengin ve okuyucuyu devamlı merakta bırakıyor.

Yazarın kendi ifadesiyle de belirttiği üzere; ‘Okuyucu belli bir seviyenin üstünde olacak ve tekrar okumak zorunda hissedecek. İşte o zaman başarılı oldum demektir.’

İçerisinde yamyamlıktan, zaman bükmeye kadar pek çok gerilim, fantastik ve bilim-kurgu öğesini barındıran kitabın dili o kadar dolaylıdır ki sırf kuramsal-kurgu türünün bu başyapıtını açıklamak adına başka yazalar kitaplar yayınlamışlardır.

Bilim kurgu ve fantastik edebiyat dünyasının en önemli dergilerinden birisi olan Locus tarafından 1990 öncesinde yazılmış en iyi otuz altı eser arasında üçüncü seçtiği dörtlemeyi İngilizce bilen okurlarımıza tavsiye ederiz.

Bu türlerin klasiklerinden birisi olan eserden Tolkien ve La Guin büyük övgüyle söz etmişlerdir.

Bir işkencecinin hiç umulmadık yerlere giden yolcuğunun güncesi olarak tanımlayabileceğimiz dörtleme dinden, politikaya, görsel sanatlardan, cinselliğe pek çok öğeyi içinde barındıran bir başyapıttır.

Bir tavsiye: Eğer okumaya karar verirseniz bu janrın beylik tüm öğeleri ile beklentilerinizi bir kenara bırakın ve sadece yazarın satır aralarında verdiği ipuçlarını yakalamaya çalışın.

Belli olmaz belki bahsi geçen binlerce yıllık bir tablo ‘insanlık için büyük bir adımı’anlatıyor olabilir. Ya da kahramanımız aklını kaçırmış bir deli olabilir…Bunu yeni Güneş’in kitabı’nı okumadan karar veremezsiniz.

Yorum Yaz