Ara
19

Duygusal Bir Polisiye Senaryo – Gece Görüşü 7

Yazan YariAydin 1 Yorum / 913 Kez Görüntülendi

 

Hikayemiz bu bölümle birlikte her iki taraf için takviyelere sahne oluyor sevgili kurgusal.net takipçileri. Güvensizlik ve plan içinde planları ile gizlilik yerini kurnazlık ve esnekliğe bırakıyor. Hep birlikte okuyalım…

YarıAydın

 

Sahne 23 . İç – Gündüz –Mehmet’in Evi

 

Zehra ve Ussein, Mehmet’in evindedirler, birbirlerine bağırmaktadırlar.

Zehra – Ben sadece bir memurum ne yapabilirim, iptal edildi işte.

Mehmet – Allah kahretsin, aylardır bu iş üzerindeyim, üstelik bunun bana ne ifade ettiğini biliyorsun.

Zehra – Biliyorum ama sana söylüyorum, elimden bir şey gelmiyor.

Mehmet – (Çok yüksek sesle bağırarak ve Zehra’nın gözlerinin içine bakarak) O ne olacak peki ?

Hızla arkasını döner, yumruklarını sıkar gözleri kan çanağı gibidir, hırslanır kaptığı bir vazoyu duvara fırlatır. O zaman Ussein ayağa kalkar ve Mehmet’e doğru ellerini açarak yürümeye başlar, bunu gören Mehmet  ona bakar işaret parmağını ona çevirip)

Mehmet – Otur yerine…… lütfen

Ussein oturur, Mehmet eli kafasının arkasında volta atmaya başlar, birkaç turdan sonra Zehra’ya döner,

Mehmet – Neden ?

Zehra – Kaç kez anlatacağım ? Bana söylenen Bouzid ve Tayfun’un 25 kişilik bir grup oluşturmasının çok büyük can kaybı riski taşıması.

Mehmet – Yani 25 adam toplayınca uyuşturucu kaçırmak serbest öyle mi ?

Zehra – Türklere haber verip işi onlara bırakacaklar sanırım.

Mehmet – İki ülke arasındaki anlaşma, ya o ne olacak ?

Zehra – Orası daha parlak, senin koordinasyonu sağlayamadığın, istihbaratı geç verdiğin , hazırlık için kendilerine yeterli zaman bırakmadığını söyleyecekler,

Mehmet – Bunları söyleyebilmeleri için benim sevkiyat sırasında orda olmam gerekir. Toparlarsak ben sevkiyata kadar ya da çok kısa zaman kalana kadar istihbarat sağlayamadım ve geç kaldım, sonra ?

Zehra – Bize ne zaman bildirdiğin iddia edilirse edilsin sevkiyattan hemen sonra seni geri göndereceklerdir.

Mehmet – Peki, bu olayın adam kaybıyla falan ilgili olmadığını biliyoruz, benim varlığım da bilgi vermelerini zorunlu kılacak, peki bu işten ne karları olacak ? Mal yakalanırsa komisyonlar da gider.

Zehra – Mehmet, bence bu işin peşini bırak (sıkıntılıdır)

Mehmet – O gece ki konuşmadan sonra bunu bana nasıl söyleyebilirsin ?

Zehra – Bu başa çıkamayacağımız kadar büyük bir olay oldu artık, kendimizi
öldürtmekten başka bir sonu yok bu hikayenin.

Mehmet – ………………… Bunu sizden istemeye hakkım yok evet, biraz yalnız kalmak istesem kabalık etmiş olur muyum ?

Zehra – (Kapıya doğru yürürken birden durur) Çünkü başka bir plan var.

Mehmet – Efendim ?

Zehra – Bekle lütfen (kapıdan çıkar)

Ussein – Ben de senin kadar üzgünüm ve olanlar hiç hoşuma gitmiyor, (susar ) yani ne söyleyeceğimi bilmiyorum

Mehmet – Biliyorum Ussein, sağol.

Zehra – (Kapıdan elinde lap topla girer) Tayfun’un arabasındaki böcekten iki ilginç bilgi aldım (lap topu açar kaydı dinletir kamera hala evdedir.)

Tayfun – İkinci gemiyi buldun mu ?

Türker – Arapçam olmadığından biraz yavaş gidiyor.

Burada kamera arabaya geçer;

Tayfun – Bu işi ayarladık Türker, bu işi yaptık (Tayfun Türker’in önce boynunu sonra omzunu tutar gözlerine bakmaktadır, tehditkardır sık nefes alıp vermektedir, tuttuğu omzu sıkarak) O gemiyi bul, bizi bu herife bırakma ona, gemisine, mürettebatına güvenmiyorum, sana güveniyorum, anladın mı sana güveniyorum. (sonra hızla Türker’i bırakır ve önüne döner kamera Mehmet’in evine döner)

 

Zehra – O gece Türkiye’ye gidecek tek gemi El Umman değil.

Mehmet – Gemiden gemiye malı geçirecekler.

Zehra – Evet

Mehmet – Evet

Ussein – Eee ? Dünyayı kurtarıyor muyuz şimdi ?

Kamera Mehmet’in gözleridir ve gece görüşüdür önce Ussein’e bakar sonra Zehra’ya sonra tekrar Ussein’e bakar. Sonra kamera yine geniş plana normalrenkli gçer)

Mehmet – En azından deneyeceğiz, (Zehra’ya) ikinci bilgi neydi ?

Zehra – Tayfun, Türker’e, gece her zamanki yerinde olmasını söyledi, bu ne demek biliyor musun ?

Mehmet – Türker önemli bir adam gibi ölecek demek.

Zehra – Ne ?

Mehmet – Boşver, sonra anlatırım. Artık üç kişiyiz şimdi plan yapmamız lazım.

Zehra – Dört

Mehmet – Ne ?

Zehra – Boşver sonra anlatırım.

Ussein – Ne artistsiniz yaa

Kamera oturdukları alandan uzaklaşır diğer sahneye kararma olmadan geçilir.

 

Sahne 24 . İç – Gece–Ev

Kamera yakın plan orta yaşlı güzel bir kadını çekmektedir, kadın oturmakta ve biraz ters bir şekilde gözleri ile birini takip etmektedir. Takip etiği kişinin yanına doğru yaklaştığını anlarız.

……….. – Çok tehlikeli

Kadraja diğer bir kadın girmiştir, kamera yavaşça uzaklaşmaktadır

Zehra – Anne sen olmazsan olmaz

………… – Çok tehlikeli

Zehra – Güzel Hümeyra, korkak Hümeyra mı olmuş görmeyeli ?

Hümeyra – Bunları boşver, aklın varsa sen de girmezsin kızım.

Zehra – Anne benin senin için polis oldum

Hümeyra – Senden hiçbir zaman böyle bir şey istemedim

Zehra – Evet, istemedin ama sen sen ve ben gibi hayatlar olmasın diye ben yine de polis oldum. Gerçi sen benden gerçekten hiçbirşey istemedin ve vermedin de…

Arkasını dönüp kapıya doğru hızlı hızlı yürümeye başlar.

Hümeyra – O adamın kaç kişiyi öldürdüğünü Allah bilir ama ben iki tanesini gördüm. Saniyeler içinde soğukkanlılıkla öldürdü onları.

Zehra – (Hızla ve hırsla döner) Soğukkanlılıkla, gözünü kırpmadan bir de o kısmını unutma, kumpanyanın sahibiydi ,belaydı şuydu buydu… bu hikayeyi kaç kez dinlediğimi bile hatırlamıyorum. (sonra yine arkasını döner)

Hümeyra – Lütfen kızım,otur.

Zehra – Gerek yok.

Hümeyra – Lütfen

Zehra – (Oturur) Şimdi ne anlatacaksın ?

Hümeyra – Üç genç insan, bir dram,heyecan, ben bile duyabiliyorum arkadaki zafer şarkılarını. Ben istmez miyim sanıyorsun o adi adamın işinin bitmesini , elimi elinizin üstüne koymayı ? Ama korkuyorum kızım (Zehra’nın saçlarını, yanağını okşar, çenesini sallar)bu film değil , gerçek hayat. Arkada müzik yok, el üstünde el yok , zafer yok, ceset yok. (Kızını alnından öper)

Zehra – (Gözleri dolmuştur)  Onu kimse durdurmayacak , (hıhlar ve kalkar).

Kamera Hümeyra’yı kızına bakarken çekerken sahne kararır.

 

Sahne 25 . İç – Gece – Ofis

 

Kamera açılır, loş bir ortamda arkası dönük bir gizemli adam masanın önündedir, masada ise Mahmoud vardır.

Mahmoud – Bu işi kim yürütüyor ?

………………- Bir polis

Mahmoud – Tanıdığımız biri mi ?

………………- Adam işte bu (fotoğraf verir fotoğrafta Mehmet’in Iordan hali vardır) Mehmet Şafak Türk emniyetinden.

Mahmoud – Bu Iordan, o zaman Ussein de polis.

………………- Evet, bizim narkotikten, ama bu kadar değil, bir de üçüncüleri var, adı Zehra Zeib, Iordan ile aynı apartmanda oturuyorlar.

Mahmoud – Hepsinden aynı anda nasıl kurtulacağız ?

………………- Hayır hayır, operasyonu iptal ettirdim, iş Türklerin, durum tehlikeli hareket zamanları belirsiz falan attım tuttum, onlar da yedi, ya da takmadılar. Ya da anlarsın ya başkaları da var (gülümser). Türklere bildiririz dedik, o olayı da ikinci gemiyle çözersiniz olur biter.

Mahmoud – Bir taşkınlık yaparlarsa

………………- (Ciddileşir) Son taşkınlığı olur.

Sahne kararır.

 

Sahne 26 . İç – Gece – Ofis

Mahmoud – Naybet’in anlattıkları böyle, ne yapacağız, Tayfun’a adamdan bahsedelim mi ?

Bouzid – Neden bahsedelim ki ? Bunun ne demek olduğunu anlamıyor musun ?

Mahmoud – Alıcıyı öldüremeyiz .

Bouzid – Neden ? Hem mal bize kalır hem para.

Mahmoud – Başkaları bir daha bizimle iş yapmaz.

Bouzid – Düşün Mahmoud ; Etrafımızı polis çevirmiş, karşımızdakilere bizim silahlarımızla ateş açıyor.Sen ve ben tedbirliyiz. Karşı taraf şaşkın bizden birkaç kişiyi öldürüyor, ama polis bizden sayıca fazlayız, bu uyanık adamlara burada iş çevirmek ne demekmiş öğretilmiş, bu camiaya zafer olarak yansır. Naybet’le konuş, kazancın iki katına çıktığını söyle, payını bir o kadar arttırmak isteyip istemediğini sor…

Kamera bu sırada Mehmet’in bulunduğu eve geçer ;

Ussein – Odada böcek olduğunu bilmiyor mu bunlar ?

Mehmet – Biliyorlar ama dinleyenin kim olduğunu bilmiyorlar.

Zehra – Esas meseleyi atlamak için gösterdiğiniz çaba takdire şayan. (Sıkılmış bir edayla) Arık Hümeyra Hanım ya bize yardım eder ya da hepimizi öldürürler, güzel değil mi ? Üstelik onu daha ikna da edemedim.

Mehmet – Bir şey söylemeye utanıyorum.

Zehra – Utanma, sen değil ben çağırdım onu. Zaten onu ikna etsem de başımıza bir de Naybet çıktı, Narkotik şube müdürü Naybet, onu nasıl plana dahil edeceğiz.

Ussein – Onu, annenin mekanına götürebilirim.

Zehra önce tepkiyle bakar sonra yumuşar,

Zehra – Yapabilir misin ?

Ussein – Yaparım

Sahne kararır.

 

Kategori: kelimelerin gücü

1 Yorum

  1. hks diyor ki:

    “Kamera Mehmet’in gözleridir ve gece görüşüdür önce Ussein’e bakar sonra Zehra’ya sonra tekrar Ussein’e bakar. Sonra kamera yine geniş plana normalrenkli geçer)”bunu biliyorum..anne kız olayı isin boyutunu genisletti, merak uyandırdı, okumaya devam..hks

Yorum Yaz