Eki
22

Duygusal Bir Polisiye Senaryo – Gece Görüşü

Yazan YariAydin 3 Yorum / 2.630 Kez Görüntülendi

 

Tekrar merhaba kurguseverler ;

Bu sekmede sizlerle 1999-2002 yılları arasında aralıklarla yazmış olduğum  “Gece Görüşü” adlı senaryomu paylaşarak amatör kurgu dünyasına küçük bir ek daha yapmak istiyorum. Haftalık olarak güncellemeyi düşündüğüm senaryomun hoşunuza gideceğini umarak yazmaya başlıyorum. Yorumlarınızı benimle paylaşırsanız ayrıca memnun olurum. İyi eğlenceler.

Bu arada belirtmemiz gerekir ki, sinematogafik kaygı güdülerek yazılsa da senaryomuz yazım tekniklerinin harfiyen uygulandığı bir yazım değildir. Bu çalışmanın çekime hazır bir dekupaj senaryo olması için gerekli olan format, bilgimiz dahilindedir.

YarıAydın

GECE GÖRÜŞÜ (1)

 

                GECE GÖRÜŞÜ

Sahne 1 . Dış – Gece Liman/Araç

 

 

İki kişi limandaki bir sevkiyatı izlemektedir. Bir tanesi gece görüş dürbünüyle izlerken diğeri de aynı şekilde fotoğraf çekmektedir. Bu sırada telsizleri çalışmaya başlar.

Kuzgun- Kuzgundan Şahin’e  Kuzgundan Şahin’e duyuyor musunuz , tamam.

Şahin- Şahinden Kuzgunaaaa dinlemedeyim tamam

Kuzgun- Şahinnn, tüm kuşlar yerlerinde operasyon başlayabilir tamam. Tekrar ediyorum

operasyon başlayabilir tamam

Şahin- Kuzgunnn, anlaşıldı başlıyoruz, tekrar ediyorum başlıyoruz , tamam

Kuzgun- Hadi görimsizi, malı da , parayı da ,adamı da istiyorum bu sefer.Hadi  Allah yardımcınız olsun oğlum. Görim sizi

Şahin- Emredersiniz Amirim. Utandırmayacağız sizi.

Şahin- Tüm kuşların dikkatine tüm kuşların dikkatine duyuyor musunuz , tamam

Kuş 1 – Alındı anlaşıldı Şahin tamam

Kuş 2 – Dinlemedeyiz Şahin , tamam

Kuş 3 – Alındı Şahiiiinnn tamam

Şahin- Anlaşıldıııı , başlıyoruz Rıza , Kemal , Murat ve Zeki tekrar ediyorum Rıza , Kemal ,  Murat ve Zeki ekiplerinizle 2. mevkiye geçip rapor edilmesi hususu tamam

Rıza , Kemal , Murat ve Zeki – Anlaşıldı tamam

Şahin- Nişancılar hazır mısınız , rapor edilmesi tamam.

Nişancılar – Hazırız emirlerinizi bekliyoruz tamam

Rıza , Kemal , Murat ve Zeki – Hazırız tamam, 2. mevkideyiz tamam

Şahin – Arkadaşlar konuştuğumuz gibi ben megafonla teslim ol çağrısı yaparken alıyorsunuz limandakileri , her grupta 1 kişi grubu tarayacak diğeri alacak. Silahına davranan olursa keskin nişancılar ateş serbest , tekrar ediyorum keskin nişancılar ateş serbest. Kendinize dikkat edin, hızlıca alalım herkesi , haydi Allah utandırmasın arkadaşlar. son 10 tamam

 Şahin kod adlı Mehmet eline megafonunu alır derin bir nefes alır ;

Mehmet(Ş)- Dikkat dikkat polis , limandakiler etrafınız sarıldı derhal ellerinizi görebilecek şekilde başınızın üzerine koyup ,diz çökün,ateşle mukabele etmeye kalkışmayın (bu sırada bir keskin nişancının yüzü çekilir), derhal teslim olun. Tekrar ediyorum etrafınız sarıldı derhal ellerinizi başınızın üzerine koyarak teslim olun.

Tüm paragraf geniş plan limandan alınırken okunur plana diğer polisler girer 8 polis bir çember oluştururken 4 polis kelepçelemek üzere teslim olan kaçakçılara yaklaşır . Kaçakçılar etraflarına bakınmaktadırlar teslim olmamışlardır ancak karşı da koymamaktadırlar. Kamera suçluların arasında çekim yaparken polisler içeri girmeye başlarlar. Mehmet yanındaki keskin nişancı Hasan’a döner ;

Mehmet- Ben de iniyorum gözünü dört aç

Hasan- Tamam dikkat et

Plan tekrar suçluların bulunduğu limanın zeminine döner. Seri kelepçelemeler yere      yatırmalar vardır.

Kemal – Yat yere yat yat yat

Rıza – Kolay yoldan para ha güzeel güzel , ne olucak şimdi ha ? Yat yat bakma suratıma.

Bu sırada meydanın ortasında önünde kaçakçıların lideri Tayfun’un olduğu arabanın      arka kapısı çok hafiffçe açılır kamera bunu arabanın dışında detay çekim olarak          çeker. Sonra kamera arabanın içinden arkası dönük Tayfun’u ve ona doğru yürüyen Mehmet’i çekmeye başlar. Sonra kamera bu sefer Mehmet’in arkasından bel plan çekmeye başlar, Mehmet  Tayfun’a doğru yürür. Arka planda hemen hemen tüm kaçakçılar yerdedir ve başlarında polisler bulunmaktadır.

Mehmet –  Evet baron efendi yolun sonu geldi artık, bi zahmet sen de yat bakalım  arkadaşlarının yanına

Tayfun – (Gülümseyerek) Peki memurum

Tayfun yavaşça eğilirken aynı anda aracın arka kapısı tekmelenir ve bir tüfek namlusu görülür ve ateşe başlar Mehmet hemen kapıya gerisin geri tekmeler, namlunun yönü değişir ama bu sırada Tayfun Mehmet’in burnuna bir yumruk atar, Mehmet’in burnu kırılır ve yere kapaklanır. Ortalık karışmıştır Tayfun silahını çeker      kendisine doğru gelen Rıza’ya ateş eder Rıza omzunda vurulur, bu sırada keskin           nişancıların ikisinin açısından olay çekilir bir tanesi sadece arabayı diğeri ise             Tayfun’un önünde kalan Mehmet’i görmektedir. Ateş edemezler. Arka koltuktaki         makinalı mermi kusmaktadır. Tayfun bu karşıklıkta arabaya atlar ve gaza basar, Mehmet telsizini çıkartır biraz tiz bir sesle bağırır.

Mehmet – Nişancılar , nişancılar , vurun şunu.

Nişancılar araca ateş açar ancak araç devam etmektedir , Mehmet Murat ve Kemal’e   döner başıyla işaret verir. Onlar arabalara doğru koşmaya başlarlar. Mehmet         etrafındakilere kelepçelileri toplamaları emrini verir ayağa kalkmıştır. Telsizini tekrar ayarlar ;

Mehmet – Şahin’den Kuzgun’a Şahin’den Kuzgun’a, duyuyor musunuz tamam

Kuzgun – Mehmet ne oldu , çevrimde yoğun silah sesleri vardı

Mehmet – Amirim Tayfun kaçtı , arabada uzun namlulu varmış, Rıza yaralandı , henüz başka      yaralı var mı bilmiyoruz, ben burayı toparlıyorum , Tayfun Bakırköy’e doğru seyrediyor , peşinden Kemal ve Murat’ı gönderdim.

Kuzgun – Tamam onu yakalarız sen kafanı takma, malı ele geçirdiniz mi , diğer adamlar                 yakalandı mı ?

Mehmet – (Etrafına bakar) Amirim Rıza dışında yerde yaralı görmüyorum , detaylı bilgi                                vereceğim size. (Durur) En kısa zamanda detaylı bilge vereceğim size.

Kuzgun – Mehmet tamam sen orayı toparla ben de geliyorum oraya hemen

Kamera Kuzgun’un ofisine geçer , elinde telsiz olan Kuzgun’a masasındaki amiri sorar

Amir – Ne olmuş Galip ?

Galip (K) – Baskın başarılı görünüyor amirim ama Tayfun kaçmış

Amir – Ohoooo , ne başarı ne başarı , ikide iki

Galip – (Üzgün kafasını hızlı hızlı sallayarak) Alıcaz sonunda amirim , Mehmet alıcak sonunda.

 

Kamera tekrar olay yerine döner Mehmet telsizi kapatır küfrettiği belli olacak şekilde mimik yapar , Rıza’ya döner ona koşmaya başlar, Zeki Rıza’ın başındadır.

Mehmet – Rıza , Rıza iyi misin ?

Rıza – İtoğlu it omzumdan vurdu , sen benden kötü görünüyorsun

Mehmet – (burnunu siler elindeki kanı görür sakince) Zeki sen yaralı olup olmadığına bak ona göre ambulans iste

Zeki – Tamam

Mehmet – (Telsizi ayarlar) Nişancılar herkes iyi mi ? (İyi sesleri gelir) Hasan beni duyuyor musun ?

Hasan – Duyuyorum

Mehmet – Kaçan var mı kontrol et sonra da Zeki’yle malla parayı toparlayın Galip komserim  geliyor, burayı adam gibi devredelim.

Hasan – Hemen, Rıza nasıl ?

Mehmet – Ağlıyor klasik (zoraki gülümser) onun dışında iyi (Telsizi kapatır) Çocuklar iyi misiniz

Kalabalık – İyiyiz amirim vb.

Zeki – Rıza dışında vurulan yok , tutuklulardan biri bacağında vurulmuş ciddi birşey değil merkeze bildirdim. (Mehmet’e mendil uzatır)

Mehmet – Teşekkürler, (Dizlerindeki Rıza’ya döner sonra gökyüzüne bakar sonra yine telsizi  alır) nişancılar meydana gelin tamam. (Rıza’ya döner) Kalk lan bacağımdan yeter yattığın.

Bir memuru çağırır Rıza’ya destek olması için sonra ayağa kalkar etrafa göz gezdirir.       Rıza’ya , yaralı kaçakçıya bakar, yerdeki kaçakçılara bakar , içi para ve uyuşturucu dolu çantalara bakar. En sonunda gözü yerdeki onlarca kovana takılır , kafasını sağa sola             sallar. Bu sırada siren sesleri duyulmaya başlanır kafasını kadırır limana giren yolda 2     ambulans ve bir dizi ekip arabasının geldiğini görür. Ambulanslar durur yaralılara        müdahale etmeye başlarlar , Galip Mehmet’in yanına gelir konuşmazlar etrafta bir      çalışma vardır , kaçakçılar , mallar , paralar araçlara bindirilmektedir. Rıza sedyeyle ambulansa konunca. Mehmet sessizliği bozar.

Mehmet – Evet olay yeri inceleme dışında herkes ayrılıyor hadi hadi hadi .

Galip – Gel benim arabada gidelim , (sonra bir sağlık memuruna döner) oğlum çantanı al şu arabaya gel sen.

Üçü arabaya binerler konuşma sırasında memur Mehmet’in burnuna iğne vurur , temizler tampon yapar

Galip – İyi işti

Mehmet – Çok kötüydü amirim (Galip gülümseyerek kendine bakınca) Ne oldu ?

Galip – Patates burunla daha bir yakışıklı oldun sen be.

Mehmet – Abi sağol da , Allah kahretsin nasıl arabanın   içini unuturum, insanlar benim                 yüzümden ölebilirdi

Galip – Sen de ölebilirdin. (Bu sırada bir sessizlik olur sessizliği Galip’in cep telefonu bozar) dur bakim , Alo söyle oğlum (bu sırada karşıdan anlaşılamayan sesler duyulur) birkaç  yüzbin var tamam, eroin ? (yine telefon sesleri) 300 ? 300 varsa mükemmel , çok iyi        çok iyi kesin sonuçları ulaştırın bana , hadi oğlum. (Mehmet’e döner) Duydun mu ?       12 de pislik ekle buna , bundan iyisi Şam’da kayısı koçum. Somurtma tamam artık ya,           oooo. Bu ikinci maç berabere biten , artık uzatmalarda o da olmazsa penaltı  atışlarında belli olur turu geçen taraf.

Mehmet – (Güler sonra burnu acır) Abi dur tamam güldürme offf offf , adam burnumu kırdı  ulan kaşla göz arasında , bir de bunun evi var.

Galip – Bak o problem işte , o sorun , Aslı konuşur bayağı konuşur, bir de sen biliyorsun biraz    şeysin

Mehmet – Neyim ?

Galip – Yani işte söyletme

Mehmet – Ya abi bırak ya , Hasan’la Rıza’dan duyuyosun bana satıyosun

Galip – Yok canım ne alakası var , 30 yıllık polisim ben insan sarrafıyım , hırlısı ,hırsızı ,      uğursuzu , kılıbığı

Mehmet – ( Araya girer) Ya bırak abi yaa

Galip- Var var , var, inkar etme hiç.

Mehmet – Amirim kusura bakmayın da yenge artık sizi sevmiyor diye bana yakıştırıyorsunuz    bence bu sıfatları

Galip – Oğlum , yengen beni yeni evliyken de sevmezdi

Mehmet – Amirim sevilecek adam var sevilmeyecek adam var siz ilk sınıfa girdiğiniz için doğal   yani

Galip – Sen niye seviyorsun peki ?

Mehmet – Acıyorum doğrusu amirim

Galip – Sen kendine acı önce bi aynaya bak da , oldun o ayı fransız bir adam var ya , eski artist   Jerard düpardo mu ne

Mehmet – (Güler) Ne ? ne ?Aaah , Düpardo mu ?  Allah aşkına sus abi , burnum çok acıyo ,       ahh  aaha ha aha             (güler kesik kesik arabada bu sırada durur inerler )

Galip – Tamam hadi zevzekliği kes de halledelim şu burnu yüzüne bakamıyorum ,sen ne dedin                bu arada Aslı’ya ?

Mehmet – Ankara’ya seminere gittiğimi ,

Galip – Hakkaten yandın yalnız

Mehmet – Tecrübe mi konuşuyor amirim ?

(Burada kamera Mehmet ve her iki koluna giren Galip ve sağlık memurunu arkadan geniş plandan çeker karşılarında acil kapısı vardır , atışmalar sürer Galip Mehmet’e laf yetiştirir ama biz duymayız i tekerlekli sandalye ile hastane görevlisi onlara yönelince sahne kararır.)

 

Sahne 2. İç – Polis Merkezi

 

Sahne karanlık zemin üzerine “1 Yıl Sonra” cümlesiyle açılır . Mehmet masasında            oturmaktadır dosyalarla ilgilenirken yüksek sesle telefonu 2 defa çalar

Mehmet – Alo

Dış Ses – (Kısık bir sesle)Aloooo

Mehmet – Alo

Telefondaki Ses – İşin bitti , işin bu sefer bitti

Mehmet – (Gerilir, sertçe ) Kimsin sen ?

Telefondaki Ses – (Kahkaha atar) Benim canımcım , telefon sapığın , korkak kocam benim

Mehmet – İlahi sen misin ya ? Deli misin kızım sen ? (Bu sırada Aslı’nın masasındaki resmine bakar gülümser) Naber ? Ne oldu ?

Aslı (T.S) – Hiiç , bu akşam cuma akşamı, ne yapıyoruz diye aradım.

Mehmet – Aslında çok başım ağrıyor ama (lafı kesilir)

Aslı –      Kafanı kopartırım kalmaz canım öyle bir sorunun , daha hafif olmak üzere kombineni   yakarım , yemek yapmam , susarım ne oldu deyince yok birşey derim, her türlü      pisliği yaparım , yaparım bilirsin. Ama en kötüsü bir daha sana şirinlik yapmam (bunu                ağzını büzerek çocuk gibi söyler bu sırada kamera ilk kez Aslıyı omuz plan çeker Aslı       şirinlik derken ağzını büzer)

Mehmet : (Aslı yapmam derken kamera Mehmet’e döner Mehmet elini alnına              götürmüş            gülerek dinlemektedir.Ama Aslı’ya beli etmez) Hıh hıh , düşünürüz.

Aslı – (Çığlık atar) Seni seviyorum

Mehmet – (Ahizeyi eliyle kapatarak fısıldayarak) Ben de seni seviyorum

Aslı – (Espri olarak ciddileşerek ) Hadi şımarma kapatıyorum telefonu , görüşürüz.

Mehmet – (Gülerek ve kafasını sağa sola sallayarak) Görüşürüz.

Mehmet gülerken kafasını kaldırır saate bakar saat 14.30’dur birden yüzü ciddileşir ve oflar ,

Mehmet – Bugün bitmez (sonra dosyalara dalar O sırada odaya Hasan dalar)

Hasan – Bana bak pazar maç var haa ,unutma

Mehmet – Unutmam da nerden esti şimdi

Hasan – Yok yani telefonda güle oynaya konuşuyodun da yani yengeyse pazarı boş bırak

Mehmet – Yok oğlum ne alakası var pazar maça gidicem dedim mi tamam (Ciddi bir sesle           ancak gülümseyerek)

Hasan – Tabi de hani biraz tatlı cadıdır kendileri sen de biraaaazzz

Mehmet – Ne ?

Hasan – İşte

Mehmet – Ben de biraz ne ?

Hasan – Boşver abi , işte yani

Mehmet – Hasaaan

Hasan – (Gülerek) Kılıbıksın (burada biraz dışarıya bakarak bağırır)

Mehmet – Oğlum var ya canım sıkılıyor haa  (der yavaşça ayağa kalkar)

Hasan – (Dışarı kaçarak içeri doğru) Ne kızıyorsun abi kılıbıksın işte (der sonra dikkati çekilmiş    bürodakilere) doğru değil mi arkadaşlar ?

Polisler – (Sırıtarak) Öyle öyle

Mehmet – (Odadan hafif gülümser kendinden emin bir edayla çıkar) Hayır kılıbıklık değil (durur) aşk.

Mehmet daha sonra arkasını dönüp odaya döner içeriden oooo sesleri gelmektedir.    Dosyalardan birini eline alır 2-3 saniye sonra kafasını kaldırır Aslı’nın resmini eline           alır

Mehmet – Aşk (der daha sonra kafasını kaldırır saate bakar saat 14.35’dir, yüzü bozulur) Çalış   Mehmet çalış zaman ancak böyle geçer , kaldı 175 dakika

Sahne kararır

Sahne 3 . Dış – Gece Polis Merkezi/Araç

 

 

Sahne aydınlanır , kamera Mehmet’in sırtından kapıyı geniş almaktadır ve  sahneyle birlikte kapı hızla açılır, Hasan ve Rıza aynı anda içeri girerler üzerlerinde                kabanları vardır.

Hasan – Alooo , çalışkan Romeo , mesai bitti, uyan uyan.

Mehmet kafasını kaldırır saate bakar şaşırmıştır.

Rıza – Uçmuş lan bu

Hasan – (Kırıtarak) Hayır, (durur) Aşık

Mehmet gülümseyerek dosyalarını toplar masasından kalkarken

Mehmet – Gerçekten uçmuşum hiç farketmedim

Kabanını giyer arkadaşlarını çıkarır ışığı kapar kapıyı kapar kamera üçlünün içinde            olduğu araca geçer Mehmet sürmektedir Hasan önde Rıza arkada iki koltuğun arasında         elleri öndeki iki koltuk üzerindedir.

Hasan – Şaka maka özellikle bu lise önlerini temizlemek lazım

Rıza – Çok para var işin içinde, okullarda da sürümden kazanıyorlar.

Mehmet – Büyükşehirlerde öyle burada çökertirsek diğerleri de çözülür

Rıza – Ben insanları anlamıyorum , sonunda başına geleceği bile bil nasıl bu işe giriyorlar, ulan    sonunda ya paran yetmeyecek ya canın , ne demeye yiyosun bu boku, pes doğrusu

Hasan – Kimi özentiden başlıyo kimi kaçıyor herşeyden , sebep çok da sonuç yok ama anlayana işte

Mehmet – Biz de konuşunca andersenden masallar okuyoruz gibi oluyor adamlar

Hasan – (İşaret parmağını Mehmet’e uzatarak) Doğru

Rıza – Benim aklım almıyor bazısının inan ekmek alacak parası yok

Mehmet – Bazısının da bir kuş sütü eksik hayatta , kesmiyor hiçbirşey

Hasan – İkisi de uyuşturucuda kesişiyor diyeceğim de aslında ölümde birleşiyorlar be, yazık

Rıza – Yazık ki ne yazık (Arabanın camına vurur 3 kere) Giray 12 yaşına geldi aklım çıkıyor              düşününce

Mehmet – Aman aman Allah korusun , düşünme öyle abi.

Hasan – Yok abi Giray aslandır bişey olmaz ona da ben şahsen mesleki olarak bazen boşa            çalışıyormuşum gibi gelmiyor değil.

Rıza – Ne gibi ?

Hasan – Mafyasından uluslararası örgütüne , psikolojiden sosyolojiye bin yerde kökü var            işin.

Mehmet – Ya öyle ama çok adam da kurtarmışızdır bilmeden öyle düşün. Vardır ya şu denizyıldızı hikayesi

Hasan – Ne deniz yıldızı

Mehmet – Var ya ya işte karaya vurmuşlar

Rıza – Ben bilmiyorum

Mehmet  Hakkaten mi ?

Rıza – Yeminle ya

Hasan – Ben de bilmiyorum abi

Mehmet – Sazan gibi anlattırmayın şimdi bana hikayeyi yalandan

Rıza – Anlatmıştın şimdiye kadar be uff , hadi patladık

Mehmet – Ya işte bir adam varmış sahile denizyıldızı vurmuş ama bütün sahil deniz yıldızı           olmuş, işte bizim bu adam, ya bak dalga geçmeyin sonra

Hasan – Ya hadi ya doğru dürüst anlat kasıldık hakkaten Mehmet ya

Rıza – Oooofff

Mehmet – İşte bu adam başlamış kumsalın bir ucundan başlamış deniz yıldızlarını denize            atmaya ama kumsal10 kilometre, var 1 milyon tane deniz yıldızı, işte bir süre sonra      başka bir adam gelmiş demiş ki sen ne yapıyorsun , adam da demiş ki deniz   yıldızlarını denize geri atıyorum , adam bu sefer demiş ki neden yapıyorsun ki bunu      hepsini kurtaramazsın bunların adam arkasını dönüyor diyor ki bu kadarı kurtuldu bile (Sessizlik olur) Eee Hasan ?

Hasan – Efendim ?

Mehmet – Dalga geçmeyecek misin ?

Hasan – Ya ne alakası var , beni de yaptınız teşkilatın mikrobu

Mehmet – Biz yapmadık Hasan sen hep öyleydin

Rıza –  Ya bırak denizyıldızını da aslana bak sen, gidiyo muyuz pazar ?

Mehmet – Gideriz (Aynı anda)

Hasan – Herhalde gidiyoruz (Aynı anda)

Rıza – Nerede buluşalım o zaman ?

Hasan – Lan salak numaralıda koltuklarımız yan yana ya ne buluşması ? (Mehmet’le birlikte       gülerler)

Rıza – Hasan bak bi kafa korum sana Tayfun çarpmış Mehmet’e dönersin (Hasan’a göz kırpar)

Mehmet – Bazıları da omzundan hayrat akıtıyodu o gün

Rıza- Hangi gün ?

Mehmet – El Nino günü

Rıza – Oooo , laflara bak laflara , tamam  tamam geyiği kesin , maçtan önce buluşalım diye dedim ben.

Hasan – Telefonlaşırız yarın

Rıza – Buluşamıyoruz yani

Mehmet – Yani…

Hasan – Artık yengeyle sohbet edersin maça kadar

Rıza – Ederim ne olcak ?

Hasan – Hiç canım ne olacak da , yani maça izin verir mi iki haftada bir kavga çıkıyor evde

Rıza – Öyle değil o , öyle değil

Hasan – Hadi lan , aslan Rıza evde kedi oluyo bilmiyo muyuz ?

Mehmet – Öyle deme Hasan , aslanın da dişisi vardır.

Rıza – Aldın mı cevabını ?

Hasan – Kılıbık dayanışması o , cevap değil.

Mehmet kafasını Hasan’a çevirir, sonra döner sonra bir daha çevirir arabayı sağa çeker , araba durunca Hasan arabadan çıkmaya çalışır

Mehmet – Tut Rıza kaçmasın

Rıza – Tuttum (Hasan’ı boynundan tutar)

Mehmet – (Hasan’ın testislerine yapışır) Başla lan tersten, başla koparırım

Hasan – (1-2 kez çığlık atar) Tamam , yavaş , tamaaaam , Şafak bu sönmez korkmaaa , koptu     şerefsizim aa bişe oldu Sancak                 al yüzen lardaaa… aaaah

Mehmet ve Rıza gülmekten Hasan’ı bırakırlar , Hasanda testislerini tutup ileri geri          söylenerek sallanmaya başlar, Mehmet’in gülmekten gözünden yaş gelmiştir Hasan   ona bakar omzun iki tane yumruk atar Rızaya döner Rıza gülerken birden dilini ısırır              yumruğunu gösterir Hasan’a , Hasan vuramaz önüne döner Rıza yine gülmeye başlar

Hasan – (O da gülerek) Ulan çocuğum falan olmazsa ikinizi de vururum (sonra iyice katılır üçü    gülerken sahne kararır.)

İLK BÖLÜMÜN SONU, HAFTAYA GÖRÜŞMEK ÜZERE.

 

 

 

Kategori: kelimelerin gücü

3 Yorum

  1. HKS diyor ki:

    Giray’dan bahsedene kadar neden sadece Mehmet’in ozel yasami konusuluyor diye dusunurken, Giray’la birlikte konu genişleyecek sandım ama yine Mehmet’te kaldı hikaye. Anlıyorum, hşkaye Mehmet’in üzerinden gececek ama kılıbıklık olayı çok fazla vurgulanmış. Son bölümdeki şaka tam bir erkek muhabbeti olmus demek istiyorum ama aslına bakılırsa erkek muhabbetini de bilmiyorum. O kısım degisse daha iyi olur bence.Genel olarak cok akıcı dialoglar. Klise baslıyor ama akıcı oldugunda insanı sıkmadan ilerliyor. Ayrıca oldukça doğal bir dille yazılmış. Yazımının üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına ragmen, gunumuz muhabbetinden cok uzak yazılmamış, bu da oldukça guzel senaryo adına. Mehmet karakterini cok sakin ve makul buldum. Genel olarak psikopat ana karakterler yerine, daha normal bir insan kıvamında. Bakalım nasıl bir kimliğe bürünecek ilerleyen bölümlerde! HKS

    • YarıAydın diyor ki:

      Öncelikle yorum için teşekkür ederim. Umarım beğenirsiniz.Farklı karakterler farklı hikayeleri ile girecekler önemli bir bilgi olarak. Kılıbıklık olayı daha ziyade güzel ve mutlu bir dönemi temsil ediyor. Tahmin edileceği gibi konu, bu dönemin karanlık bir hal almasıyla farklı bir yöne gidecek.

Yorum Yaz