Merhaba sevgili kurguseverler. Bugün sizlerle paylaşmak istediğimiz konu, başlıktan da anlaşılacağı üzere, fantastik edebiyatın simge eseri Yüzüklerin Efendisi serisinin sinemaya aktarılmamış veya isimsiz olarak aktarılmış önemli, ve bir o kadar da etkileyici karakterleri olacak.

Tıpkı seri gibi biz de kronolojik olarak gideceğiz ve karakterleri kitap kitap değerlendireceğiz. Edebiyata saygı olarak yapmak zorunda olduğumuza inandığımız bu çalışmada yer yer eleştirel bir tavır takınacak olsak da temelde Peter Jackson’un çabasını genel anlamda çok yeterli ve tatmin edici bulduğumuzu şimdiden belirtmek isteriz. Sonuçta kendisi Hobbit’i üç film şeklinde beyazperdeye aktarmayı uygun görmüşken biz nasıl ona karşı acımasız olabiliriz değil mi ?

Evet, dilerseniz kendi sözlerimize burada ara verip sözü J.R.R. Tolkien’e bırakalım. Yepyeni dosyalarda görüşmek üzere, esen kalın.

YarıAydın

 

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ – YÜZÜK KARDEŞLİĞİ

 

Tom Bombadil ;

 

Sanırım ilk kitapta hatta seride hakkı yenilmiş diyebileceğimiz isimlerin başında Tom Bombadil gelir. Kendisini tanıtmaya başlamadan önce kişisel bir not olarak belirtmem gerekir ki bence kitabın en gizemli hatta iyi olmasına rağmen okuyucuyu en çok geren karakteridir o. Çünkü kim ve ne olduğu bilinmez. Modern yorumcular Yüzüklerin Efendisi’ni ikinci dünya savaşının alegorisi ve Tom Bombadil’i İsviçre olarak yorumlasalar da bu ham bir analizdir. Daha varoluşsal bir karakterdir Bombadil, Tolkien bu karakteri özellikle açıklamamış olsa gerektir.

Tom Bombadil kendi deyimiyle, kendi kendisinin efendisidir; Iarwain, Ben Adar, Forn (cüceler için), Orald (kuzeyliler için) gibi isimlerle de tanınır.

Karısı Altınyemiş’in deyimiyle ne görünüyorsa odur. En yaşlıdır. Herkesten önce o vardır, yıldızlar altındaki karanlığı bilir o, karanlıklar efendisinden öncesini de bilir. Ormanın, suyun ve tepenin efendisidir.

Görüntü demişken; tıknaz, kısa boylu, sarı çizmeli, kahverengi sakallı, kırmızı yanaklı, kalın sesli, mavi gözlü, bandında mavi tüy olan bir şapka takan, gülmekten kırışmış yüze sahip bir adamdır Bombadil.

Yüzük onda işe yaramaz, ne taktığında kaybolur gözden ne de takanı kaçırır gözünden. Kendi sınırları, başkasına görünmezdir, o da dışarı adım atmaz.

Yaşlı ormanda Merry ve Pippin’i ateş yakarken söğüt adamdan kurtarır ve evine götürür. Orada onları eşi Altınyemiş karşılayacaktır.

 

Altınyemiş :

Sarı bitkilerden kıyafetler giyen bu Elf Hanımı (Ya da benzer bir yaratık) billur seslidir aynı zamanda. Kibar kadın kendini nehrin kızı olarak tanıtır Hobbitlere. Güzel hanımım der Tom ona ve nilüferler ile farklı çiçekler toplar ona. Altınyemiş de onların arasında sudan bir tahtta gibi oturur, çok atik seri ve misafirperverdir.

 

Höyük Yaylası Ruhları (Höyük Ahalisi) ;

 

Eski bir krallığın krallarıdır bunlar, Arnor krallığına bağlı iyi krallar ve ailelerinin ruhları, karanlıklar efendisin düşmanlarıdır, ama Angmar’ın Carn Dum Kralı’na (Nazgul Efendisi) yenilmişler ve höyüklerin içinde huysuz ruhlar olmuşlardır.

Hobbitleri öldüreceklerken önce Frodo bir eli hayalet eli koparır sonra da Tom’un onlara öğrettikleri şarkıyı  okur.

 

Hey Tom Bombadil Tom Bombadillo

Su orman tepe saz ve söğüt adına

Ateş güneş ay adına  dinle şimdi duy bizi

Gel Tom Bombadil ihtiyacımız var sana

 

Böylece höyük açılır birden çıkagelen Tom Hobbitleri kurtarır, sonra  da höyüğü yıkar ve içeriden onlara kıyafet getirir. Bu kıyafetler hikayelerini anlatırlar uyku ile uyanıklık arasında Hobbitlere. Bir de kılıçlar çıkarır onlara (kamadır aslında bunlar) Angmar’ın Carn Dum kralına karşı özel büyülü (okunmuş denilebilir) kamalardır bunlar. Serinin finalinde Merry bunu Nazgul Efendisine karşı, Pipin de bir Trol’e karşı kullanacaktır.

 

Bu eski batıil krallarının şimdi yalnız olan oğulları ahaliyi korumaktadır Tom Bombadil’in anlatığına göre, bunlar dunedaindir der Tom onlara.

 

Glorfindel ;

Frodo Nazgul Efendileri tarafından yaralandığında, filmde Arwen tarafından kurtarılırken, kitapta Glorfindel adlı bir Ayrıkvadi elfi tarafından kurtarılır. Glorfindel, Elrond’un dokuzlarla başa çıkabileceğini umduğu önde gelen elflerdendir. Sarı saçlı bir erkek olan Glorfindel, dokuzlardan bir kısmı ile iki kez karşılaşmış ve onları geriletmeyi başarmıştır. Atı beyazdır. O ilk doğanların en güçlülerindendir. Kara süvarileri ışıktan bir silüet olarak nehre kovalamıştır Frodo’yu yakalamak üzere olan Nazgul Efendileri Elrond ve Gandalf’in selinden kaçmaya çalışırken.

 

Radagast :

Boz Radagast, büyücülerin en küçüğü. Renk ve şekil değiştirme uzmanı, hayvanlarla iyi anlaşır Radagast. Dokuzların yola çıktığını Saruman’ın emriyle Gandalf’e bildirir ve hayvanları seferber eder. Saruman tarafından özellikle sevilmez, “Kuş terbiyecisi Radagast Saf Radagast, Salak Radagast” der onun için Saruman. Çünkü Radagast iyi Saruman kötüdür. Radagast Yüzüklerin Efendisi’nde çalınan rolünü Hobbit’te geri alarak sevenlerini mutlu etmiştir.

 

Celeborn :

Galadhril Beyi, Galadriel’in kocası, yüksek irfanlı batının kadim elflerindendir. Orta dünyanın en irfanlı elfi ve hediye konusunda cömert olarak tanıtılır. Ekibe hediyeler verir ve ileride işe yarayacak nasihatlerde (Örneğin Fangorn’a girmemeleri gibi) bulunur. Filmde maalesef Galadriel’in tamamen gölgesinde kalmıştır.

 

Gloin ;

Gimli’nin babası Gloin, Elrond’un divanında cüce komitesinde olmakla birlikte kitaptaki gibi açıkça belirtilmemektedir.. 7 yüzğü arayan Balin’i Gandalf’a bildirmesi, Frodo’ya Yalnız Dağ’ı anlatışı. Legolas’la Kuyutormandankaçan Gollum konusunda “kendisine bu kadar iyi davranmadıkları” iddiası ile tartışması maalesef filmde tamamen es geçilmiştir. Yine de Radagast gibi o da kendisine Hobbit’te yer bulmayı başararak bir nebze olsun yönetmenin vicdanını rahatlatmış görünmektedir.

 

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ – İKİ KULE

 

Ugluk;

Merry ve Pippin’i kaçıran Uruk-Hai grubunun lideri olan Ugluk filmde isimsiz bir lider gibi ve son derece yüzeysel olarak anlatılsa da kitaptaki Ugluk, taktik anlamda zeki ve dengeli bir liderdir. Pipin ve Merry’ye acı ve can yakıcı olsalar da ilaç verir ve onları iyileştirir. Yine Saruman’ın orklarının lideri olarak Sauron’un orklarının lideri Grishnakh’ı Hobbitlerden başarıyla uzak tutar. Yine de Eomer tarafından düelloda öldürülmekten kurtulamayacaktır.

 

Grishnakh;

Grishnakh çok zeki ve tecrübeli bir orktur. Uruk-Hai kadar güçlü ve büyük değilse de göründüğünden çok daha güçlüdür. Sauron’un orklarının lideri olarak Uruk-Hai’yi durduramayacağını anlayınca zayıf anlarını kollamaya başlar. En önemli özelliği yüzükten haberi olmasıdır. Pipin onu kandırmak için anlaşma yapmaya çalışırken bu tuzağa düşmeyen Grishnakh onları öldürüp yüzüğü almaya karar verir ama önce elinden okla vurulur sonra da bir Rohan atlısının mızrağı ile deşilir ve oracıkta ölür. Filmdeki gibi Ağaçsakal’a kadar ulaşamaz.

 

Erkanbrand;

Batıağıl’ın reisi olan Erkanbrand kitapta da Miğferdibi Savaşı dışında anılmaz ama o savaştaki rolü önemli ve filmden farklıdır, zira Erkanbrand orada 1.000 piyadesinin başında kırmızı kalkanı ile Gandalf’e yoldaşlık eder ve Uruk-Hai ordusunu dağıtır.

 

Fangorn Ağaçları;

Miğferdibi savaşının sonunda kaçan Uruk-Hai orduları Fangorn’un yürüyen ormanlarının içine dalmış ve bir daha dışarı çıkamamıştır. Bu da filmde gösterilmeyen bir ayrıntı.

 

Damrod ve Mablung;

Gondor’un özel birliklerinden Ithillien korucuları olan bu iki asker Sam ve Frodo’yla ilk karşılaşan askerlerdir ve filmdekinin aksine onlara kötü davranmazlar. Haradlı avlayan bu askerler karakter olarak resmedilmemişlerdir.

 

Anborn;

Siyah saçlı, güçlü bir Gondor askeri olan Anborn, Gollum’u yasak havuzda yakalar o da filmde karakter olarak resmedilmemiştir.

 

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ – KRALIN DÖNÜŞÜ

 

Beregond;

Baranor oğlu Beregond, Gondorlu bir hisar muhafızıdır. Denethor tarafından Pippin’i yetiştirmek ve ona şehri tanıtmak üzere atanır. İyi bir asker olan Beregond, savaş deyince gözleri parlasa da dengeli ve erdemli bir karakterdir. Gondor’un tarihini aslında onun ağzından dinleriz. Yine bu erdem konusundaki duruşu ile Faramir bilgeliği sebebiyle Boromir’e tercih eder.

Beregond kitapta benim en sevdiğm karakterleriden olduğundan onu filmde görememek üzücü olmuştu, Tolkien’in anlatımıyla soylu ve mağrur bir asker olan Beregond standart bir askeri çok iyi temsil ediyordu. Kitapta ise en önemli icraatı oğlunu yakmaya çalışan Denethor’un muhafızlarını etkisiz hale getirip Gandalf’e zaman kazandırmasıydı. Böylece Faramir kurtulmuş oldu. Bu hareketi yüzünden Aragorn kral olunca onu ödülle ceza arası bir muameleyle Emyn Arnen’e; Ithillien Lordu ilan ettiği Faramir’in hisar muhafızlığına atadı.

Kara kapının önündeki savaşa bir trolün darbesi ile yere yığılan Beregond’u öğrencisi Pipin elindeki büyülü kılıçla kurtaracaktır. Ayrıca Bergil adlı bir oğlu da vardır.

 

Ingold;

Denethor’un başmabeyncisi. Hisar kapılarında Gandalf ve Pippin’i sorguluyor. Özellikle Pipin ile ilk kez Hobbit gördüğünden çok ilgilenen İngold Gandalf’e de felaket tellal demekten ger durmuyor. Ama aslında en çok merak ettiği konu Rohan’ın yardıma gelip gelmeyeceği. Maalesef onu da filmde göremiyoruz.

 

Halbarad;

Aragorn’un akrabalarından bir Dunedain. 30 kişilik grubu ve Elrond’un oğulları Eladan ile Elrohir’le birlikte Minas Tirith yolundaki Rohan ordusuna yetişiyor ve Aragorn ile buluşuyorlar. Dunedain birliği gri gözlü, gri pelerinli, çok tecrübeli, dingin ve olgun olarak tasvir ediliyorlar.

Halbarad yanında Arwen’in gönderdiği sancağı da getiriyor ancak Aragorn onu eline almayı henüz uygun görmüyor. Bu sancağı Umbar korsanlarından aldıkları gemilerle Pelennor Çayırları Savaşı’na gelirken kullanacaktır. Sancak Ak Ağaç ve etrafında yedi yıldız olan bir sancak olup Elendil’in sancağıdır.

Halbarad Aragorn ile birlikte ölüler yolundan geçtikten sonra, Pelennor Çayırları Savaşı’nda ölüyor.

 

Eladan ve Elrohir;

Elrond’un hep birlikte anılan oğulları. Annelerinin intikamını almak için sık sık yabana çıkan bu ki kardeş, Dunedain ile birlikte Aragorn’un yanına geliyor ve ona babalarının mesajını iletiyorlar. Mesaj da ölüler yolunun kullanılmasıdır. Onlar da Aragorn’a bu yolclukta eşlik ederler ve ölüler diyarında Aragorn ölüleri Elrohir’in ona verdiği gümüş boru ile çağırır.

 

Bergil;

Beregond’un 10 yaşındaki sevimli oğlu. Pippin’le tanışan Bergil önce onu çocuk sanıyor ve dövüşmek istiyor ama Pipin onu sakinleştirince ona şehri gezdirmeyi kabul ediyor. Bergil aracılığı ile halkın savaşa bakışını görüyoruz ama Bergil’in asıl görevi şehre yardıma gelen birlikleri ve komutanlarını bize tanıtmak oluyor. Cümle kapısından gelen her birliği Pippin’e anlatıyormuş gibi biz okuyuculara anlatıyor. Daha ileride Pelennor Çayırları Savaşı’ndan sonra şifa evlerinde Aragorn’a gerekli bir ot olan kral foyası otunu da getirip bonus işler de görecektir küçük Bergil.

 

Dervorin;

Ringlo Vadisi’nden gelen bir savaşçı, yanında 300 savaşçı ile birlikte gelir şehre.

 

Zarif Hirluin;

Yeşil Tepeler’den gelir 300 adamı ile ancak Pelennor’da düşer.

 

Uzun Duinhir ve oğulları Duilin ile Derufin;

Morthond yaylaları Karakök vadisinden 500 okçuyla gelirler. İki kardeş Mumak’ları (Fül/Dev Fil) gözlerinden vurmaya çalışırken ezilip düşerler Pelennor’da.

 

Forlong;

Losarnach hükümdarı şişman Forlong Bergil’in özel tezahüratlarına mazhar olur zira aynı ülkedendirler. 2000 adamla beklenirken 200 adamla gelir Forlong geri kalan adamlarını Umbar korsanlarına karşı bırakmıştır. Pelennor Savaşı’nda atından iner yalnız olarak kahramanca savaşır ve baltalarla parçalanarak katledilir.

 

Imrahil;

Filmde kesinlikle hakkı yenmiş Dol Amroth prensi. Neler yapmamıştır ki ? Gümüş Kuğu nişanlı gemileriyle 700 adam getirmiştir. Gri atları, gri gözleri ve siyah saçları olan bu askerler bozguna uğrayan Faramir’in intihar saldırısından dönen askerleri kurtarmışlardır Gandalf ile birlikte. Kara Kapı’ya saldıran birliklerin de öncülerinin başındadır. Sauron’un ağzı ile müzakerede kederini saklayamayan Pipin onun atının terkisindedir. Ama film İmrahil’i maalesef bir kalemde silip atmıştır bir kere.

 

Dunhere;

Rohan derebeyi. Dunharrow’da toplanan Rohan derebeylerinin liderliğini yapar ve Theoden’i karşılar. Ondan Dunharrow’a habersiz sanılıp gelen bu derebeylerinin Gandalf tarafından haberdar edildiğini öğreniriz.

 

Ghan Buri Ghan;

Bir Wos yani vahşi orman adamı. Belindeki yapraklar dışında üzerinde kıyafet yok. Fakat sıradan bir Wos değil onların kralı. Vahşidir ama bilgedir. Sayar, yıldızları, yaprakları ve gece insanları (uzun gözleri ve kulakları vardır onun deyimi ile) 20 kere 20’yi 15 defa kadar adamı vardır Rohan’ın (6000 ve bu sayı doğrudur.) Onları durdurmak için bekleyen Ork artçıları bundan fazladır. Eğer Gondor’a ulaşacaklarsa bunları pas geçip gitmelidirler ve Wos eski batı insanlarının yaptığı bu yolu bilmektedir onları oraya yönlendirir.

Filmde sadece onların heykelleri olan Koncolosların gösterilmesi şeklinde resmedilen bu karakter aslında savaşta pivotal bir rol üstlenmiştir. Hava değişiyor der onlara bu Sauron’un karanlığının dağıldığını (fiziksel olarak aynı zamanda rüzgar olarak da) sembolize eder. Tipi de Koncolos gibidir, koca bir göbek, tıknaz bir yapı koca el ve ayaklar. Unutmadan herkesten önce onlar varmış orada.

 

Elf Miğferi;

Rohan derebeyi. Dunharrowda Woslar ve Koncoloslarla ilgili Merry’yi bilgilendiren adamdır. Wosların yolundan sonra Gondor’a giden yolu da bilir.

 

Widfara;

Elf Miğfer’nin gençken bozkırlarda yaşayan askerlerinden biridir Widfara. O da der ki “Ben de hissedebilirim havayı ve hava değişiyor, güneyden beri”. Bu o an anlaşılmasa da Sauron’un bozgunu ve Umbar korsanları yerine gelen Aragorn ve ordusunu sembolize eden önemli bir cümledir kitapta.

 

Hirgon;

Denethor’un ulağı,  yeşil pelerinli ve uzun miğferinin üzerinde küçük gümüş bir yıldız olan biradamdır. Kızıl bir ok getirir Theoden’e bu acil yardım isteğidir. Theoden bir haftadan önce gelemeyiz deyince de “O zaman gelince kulede kendine ziyafet çeken orklarla, esmer adamları taciz en azından” diye karşılık verir. Kral da sinirlenip “En azından onu yaparız sen sabah olana kadar bekle de sonra düşün taşın” diyerek huzurundan kibarca kovar onu.

Hirgon dönüş yolunda orklarca katledilir. Dolayısıyla mesajı ulaştıramaz Denethor’a. Bu, Denethor’u ihanete uğraığına inandıracak ve sonraki aşırı kararlara götürecektir.

 

Shagrat ve Gorbag;

Frodo’nun esir tutulduğu Cşirith Ungol’da iki ork lideridir bunlar. Filmde de varlardır ancak karakter yerine mizansen olarak görünürler. Aslında savaş ve gidişatı hakkında farklı görüştelerdir. Aralarındaki gerginliği çatışmaya çeviren şey Frodo’nun zırhı Mithril’i paylaşma kavgası olur. İki Orkun dolayısıyla iki grubun birbiriyle çatışması Sam’e Frodo’yu kurtarma şansını tanır. İkili bu orkların zırhı ile inerler gölge diyarına.

 

Rüzgar Efendisi Gwaihir, Güçlü Landrowal ve Hızlı Meneldor;

Bunlar Gandalf’i Orthanc’ten Frodo ve Sam’i Hüküm Dağı’ndan ve bir noktaya kadar birleşik Gondor ordusunu orklardan kurtaran kartallardır. Filmden farklı olarak kitapta konuşurlar ve son derece somut karakterlerdir. Sanırım onların bir kısmını Hobbit’te izleyebileceğiz.

 

Ioreth;

Şifa evlerinin baş hemşiresi diyebileceğimiz Ioreth burada önemli işler yapmış Gandalf’in deyimi ile arif bir kadındır, şu dizeleri Aragorn’un kral olduğunu kanıtlayacaktr.

 

Kral’ın elleri bir şifacının elleridir ve

Böylece hak sahibi kralın kim olduğu anlaşılabilecektir.

 

Ioreth Gandalf ile birlikte gerekli otları(özellikle kral foyası) bulur.

 

Sauron’un Ağzı;

Büyük bir atı olan, gözleri ve burnundan kıvılcımlar çıkan, siyah kıyafetli, siyah yüksek miğferli, kem suratlı bir kara numenordur (Sauron’a tapan eski kara büyücü batı insanları) Tolkien’in anlatımına göre.. Frodo ve Sam’in karşılığında Sauron’un şartlarını Aragorn ve Gandalf’e bildirir. Bunlardan iri batıda Isengaard’ın saurn’un vekilharcına verilmesidir bu kişi de kendisidir. Sauron’un ağzı DVD Extended Cut’ta karşımıza çıktı ama pek öyle kılcımlar saçmıyordu. Saçma bir gülüşü vardı sonunda Aragorn tarafından başı kesildi, bu kitapta olmayan bir tasvir ve sondur.

 

Hobbitler ve Son Söz;

Kitabın başında ve sonunda o kadar çok Hobbit ismi geçmektedir ki onları da buraya alsak başlığı “Shire Günlükleri” yapmak zorunda kalabilirdik. Artık Hobbitlerden değil de tek bir özel Hobbit’ten bahsetme işini “Hobbit” kitabına bırakalım ve elveda diyelim, dilerseniz. Tekrar esen kalın.

 

Kategori: kelimelerin gücü

Yorum Yaz