Mar
17

Müzik Ruhtan Gelir Enstrümandan Değil; Eric Serra

Yazan YariAydin 0 Yorum / 735 Kez Görüntülendi

 

Merhaba sevgili kurguseverler, kurgusal dünyaların atmosferlerini gerçekmişçesine ruhlarımıza kazıyan kompozitörler başlığı altında incelediğimiz ustalara bugün, özellikle Luc Besson ile çıkardığı işlerle dikkatleri çekmiş bir başkasını ekliyoruz; Eric Serra. 1959 doğumlu fransız kompozitör özellikle ortam seslerini birer enstrüman olarak kullanma tutkusuyla benzerlerinden ayrılsa da gönül bağlarını titreten melodiler üretmekten de geri kalmamıştı. Şimdi isterseniz Serra’nın mesleki anlamdaki altın çağını sembolize eden 90’lı yıllara dönüş yapalım ve ustanın dört kült film için bestelediği dört temayla kendimizi bambaşka dünyalara atalım, ne dersiniz ? Bir başka dosyada görüşünceye dek, esen kalın.

YarıAydın

 

İlk temamız 1990 tarihli iç gıcıklayıcı bir polisiye gerilim olan “La Femme Nikita / Nikita”dan geliyor: “The Free Side / Özgür Yan”. Böyle bir hakem mi vardı sorusuyla ortamı sulandırmadan bu güzel jazz eserine geçelim derim.

 

İkinci temamız ise 1994 yapımı bir başka duygusal Luc Besson filminden geliyor “Leon: The Professional / Leon”. Duygusal anlamda kült olan bu filmin müziği deyince herkes gibi benim de aklıma Sting’in seslendirdiği “Shape Of My Heart” gelse de, filmin atmosferini mükemmelen yansıtan Eric Serra temalarının hakkını vermek adına sizinle kendisinin “The Noon / Öğlen” eserini paylaşıyorum.

 

Üçüncü eserimiz, Eric Serra’nın o güne kadar ektiklerini biçmesi anlamına gelen bir albümden geliyor, 1995 yapımı James Bond filmi “Golden Eye / Altın Göz”ün soundtrack albümünden bahsediyoruz, içimden çılgınca çikolata renkli sanatçı demek geçiyorsa da maalesef sanatçımızla alakası olmayan bu fiziksel tanımlamayı kullanamayacağım, bir kez daha kendimi frenliyor ve klasik 007 melodisini okyanus tabanında bir denizaltıdaymışsınız gibi dinlemeye davet ediyorum sizi;

 

Ve geldik seçkimizin sonuna. Şimdi de 1997’ye gidiyoruz, 5. element olan Leeloo’nun labaratuvardan kaçış sahnesine… İzleyen her erkeğin yüreğinin cız ettiği ve “Bekle kızım ben kurtarıcam seni” diye hayallere daldığı bu sahnenin sonu her ne kadar Bruce Willis’in taksisinde bitse de, akıllarda yer eden bu melodinin gücü 16 yıl sonra bir internet sitesinde karşınıza çıkacak derecede yüksekti. 90’lı yıllara elveda diyen bu temanın adı ” Five Millenia Later / Beş Milenya Sonra”. Leeloo’nun labaratuvardan kaçışı gibi, umarım biz de sizleri birkaç dakikalığına hayattan kaçırmayı başarmışızdır diyerek huzurlarınızdan çekiliyoruz. Tekrar esen kalın.

 

Kategori: müzik kutusu

Yorum Yaz