Nostaljik Ve İlginç Bir Kadere Sahip Bilim Kurgu Dizisi: Firefly…

Bunu Paylaşın

Firefly, yani Ateş Böceği… Yayınlandığı 2002-2003 yıllarında önemli bir hayran kitlesi edinen ancak düşük ratinglere yenik düşen bir diziydi diyerek başlayalım sözlerimize.

Televizyon dünyasında kaliteli ve gerçekçi bir sitcom olan Roseanne’da ilk kez boy gösteren ve Avengers‘ın yazarlığına kadar yükselen bir ismin eseriydi dizi, Joss Whedon. Televizyon izleyicisini nasıl kavrayacağını bilen Whedon, Firefly’da belki bir nebze olsun arka planı olan bir evrene ağırlık vermiş ancak ratinglere kurban olmuştu. Peki Firefly ne idi?

Firefly, İttifak’a karşı bir ayaklanma savaşı olan Sino-Anglo Savaşı’nda savaşan -ve yenilen- iki asi askerin, kaptan Malcolm “Mal” Reynolds (Nathan Fillion) ile yardımcısı Zoe Washburne’ün (Gina Torres) gemileriyle yaptıkları kaçakçılık işlerini anlatıyordu. Firefly evreni içinde geminin sürekli zenginleşen mürettebatı ve her maceranın aslında ahlaki olarak düzgün bir iç yüzünün olması da dizinin ana fikrini oluşturuyordu. Esasen bir tür Robin Hood hikayesinin A-Takımı ile harmanlanması da denilebilirdi.

Eski silah arkadaşları; Zoe ve Mal…

Dizinin görsel karakteri ve sanat yönetimi ise uzay çağında western olarak tanımlanmaktaydı. Karakterler ve konuşulan dille de desteklenen bu yapı özellikle Amerikan izleyicisinin ilgisini çekmek üzere tasarlanmıştı.

Firefly kendine kurduğu evrende Çin dili ve kültürünü de temel alıyordu. Biraz evvel bahsettiğimiz “Sino-Anglo savaşı” esasen İngiliz-Çin Savaşı olarak da anlaşılabilir -en azından kültürel kökler olarak-. Karakterlerin özellikle duygusal coşkunluk anlarında Çin diline geçmesi dizinin trademark özelliklerinden biriydi.

Firefly’ı ilgi çekici kılan en önemli faktör ise elbette bir dramanın olmazsa olmazı olan karakter gelişimiydi, eğer yarım kalmasaydı…

Buradan hareketle karakterlere ve hikayelerine kısaca göz atalım.

Kaptan Mal ve yardımcısı Zoe’dan bahsetmiştik. sarkastik, kendinden emin ancak yer yer son derece de doğal olabilen kaptanın aksine yardımcısı Zoe ise fazlasıyla ciddi ve dominant bir karakterdir. Zoe’nin Mal’e sadakati de dizide önemli yer tutar.

Zoe’nin eşi yetenekli pilot Hobn “Wash” Washburne (Alain Tudyk) ise mürettebatın komedi kaynağıdır.Çok zeki ve keskin zekalı Wash’ın soğukkanlı hazır cevaplığı berbat savaş yeteneği ile birleşince ortaya ilginç bir kompozisyon. Çıkar ama asıl tezat Wash’ın Zoe ile evli olmasıdır…

Zıtlıktan doğan bir aşk; Zoe ve Wash…

Morena Baccarin‘in canlandırdığı Inara Serra, bir “companion”dur. Inara, ilk etapta elit bir seks işçisi gibi anlaşılabilecekse de esasen bir Geyşa’dır. Kültürümüzde ve batı kültüründe karşılığı olan bir kavram değildir Geyşa, aslında bir Çin öğesi de değildir ancak dizi bu kurumu Asya parantezi içinde içselleştirir. Inara ile Mal arasında flört/gizli aşk/çekişme gibi bir ilişki vardır. Ayrıca Inara kaptanın egemenlik sahasında olmayan bir bağımsız ajanstır.

Gözler yalan söylemez…

Adam Baldwin‘in canlandırdığı Jayne Cobb. Dizi süresince birkaç açıdan değişikliğe uğrasa da, ihanete meyilli ancak o kadar hain veya keskin zekalı olmayan eğlenceli ancak biraz stereotip bir karakterdir. İri yarı aktör aynı zamanda tam bir lejyonerdir. Kadın ismine sahip lejyoner…

Jayne ve annesinin ördüğü şapkası.

Kaylee Frye (Jewel Staite) mekanik bir dahi ama son derece yumuşak bir karakterdir. Kaylee her ne kadar anaç bir kadın rolünde ise de aslında son derece bitirim bir nüvesi vardır. Şahsen dizinin en komplike karakterlerinden biri olduğunu düşündüğüm karakterin Simon ile olan ilişkisi, Mal-Inara ilişkisinin genç versiyonu olarak tanımlanabilir.

Doktor Simon Tam (Sean Maher), hem Kaylee ile olan ilişkisi hem de dizinin gizli başrolü River’ın abisi olarak biraz yan rolde olsa da, oyuncunun kendi karizmasının parladığı anlar da oluyordu. özellikle verimli zeka konusunda önemli bir karakterdi.

Kaylee ve doktor… Birleşemeyen ikili.

Summer Glau‘nun canlandırdığı River ise egzantrik karakteri ve bunun oyuncu tarafından yansıtılma şeklinin yanı sıra merak uyandırıcı arka planı ile dizide başat bir role sahipti. Tüm “Alliance/İttifak” baskısını sembolize eden bu arka plan da maalesef heba oldu…

Dizinin gizli ve gerçek kahramanı; River… Bu küçük kız aslında bir suikastçi ve saykik. Kim anlayabilir ki…

Son karakter ise Shepperd/Peder Derrial Book idi. Ron Glass‘ın hayat verdiği karakter yer yer tiyatral çıkışları olsa da asıl ayırıcı özelliği olan gizli kimliği, yine iptal edilen dizi ile birlikte televizyon tarihinin tozlu sayfalarında yerini aldı…

Ron Glass’ın canlandırdığı peder Book. 2016’da kaybettiğimiz oyuncu yaşının çok ötesinde bir enerji ile canlandırmıştı karakteri.

Dizi her ne kadar özel efektler konusunda Emmy kazansa da aslında milenyumun başındaki teknolojinin biraz geliştirilmiş halinden ibaretti. Yine de uzayda ses çıkartmayan gemiler ve savaşlar etkileyici olarak tanımlanabilirdi.

Dizinin en büyük sorunu aslında bir tür yumurta/tavuk ilişkisinden kaynaklanıyordu. Firefly sürekli olarak “deniyordu.” Bazen atmosfer kararıyor bazen açılıyor bazen karakterlerin “back story”leri karışıyor bazen Çehov tarzı bazen klasik anlatımlar deneniyordu. Esasen hepsi ratingleri yükseltmek içindi. Yine de karakterlerin biraz stereotip olmalarına rağmen gizleri ve birbirleriyle ilişkisi bir hayran kitlesi oluşturmayı başardı.

Bu sebeple de ratingleri düşük olan dizinin iptalinden iki sene sonra materyal beyaz perdeye aktarıldı. “Serenity” hem eleştirmenlerce hem de gişe tarafından olumlu geri bildirimler aldı ve bu keyifli materyal buruk da olsa başarılı bir finalle hayranlarına veda etti.

Bu arada belirmekte fayda var ki, dizinin oyuncuları daha sonra gerek televizyon gerekse sinema dünyasında önemli yerlere geldiler. Toplamda başarılı bir kariyer basamağı oldu Firefly…

Bugün de nostaljik bir bilim kurgu dizisi ile karşınızdaydık. Yeni içeriklerde görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.

Yazıyı beğendiniz mi?

Ortalama puan 5 / 5. Oylama sayısı: 1

Bunu oylayan ilk kişi olun

RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
Follow Me
YouTube
YouTube
Instagram
Edebiyata Saygı; Yüzüklerin Efendisi Serisi Kitap/Film Farklılıkları

Yüzüklerin Efendisi'nin Amazon'da yayınlanacak dizisi yaklaşıyor. Biz de hazırlanıyoruz. Bugün sizlerle, başlıktan da anlaşılacağı üzere, fantastik edebiyatın simge eseri Yüzüklerin » Devamını Oku...

Hız Kesmeden… USG Yamato’nun Hırslandıran Melodileri

Uzay Savaş Gemisi Yamato ve İmparator filmleri ile değindiğimiz Japonya başlığına -en azından anime/manga dünyasına girmeden- bugün son veriyoruz. Bunu » Devamını Oku...

Oyun Dünyası’nın Klasikleri 2: Starcraft

Merhaba, bugün “Oyun Sahası” kategormizde, oyun dünyasının klasiklerinden Starcraft’tan bahsedeceğiz. Oyun dünyası, Blizzard'ın klasiği Starcraft ile 1998’de tanıştı ve uzun » Devamını Oku...

Bir Film, Bir Olay, Bir Tarih; İmparator

Bugün, tarihe uzanan bir başka sinema filmi ile hem sanatsal hem de tarihsel bir sohbet yapacağız sizlerle. Daha önce, Uzay » Devamını Oku...

Bilimkurgu Ve Punk 3 – Biopunk

Bir Fırça/Bir Düğme kategorimizde, bir başka "Punk"türü ile karşınızdayız bugün; Biopunk... Biopunk, her ne kadar bir çok otorite tarafından bir » Devamını Oku...

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir