Özel Bir Yazı 2 – Tüm Zamanların En İyi 30 Bilimkurgu/Fantastik Temalı Oyunu

Bunu Paylaşın

Merhaba, öncelikle İzmir’de yaşanan deprem hakkında bir şeyler söylemek istiyoruz. İzmir depreminde şu anda hayat mücadelesi veren tüm depremzedeler ve onları kurtarmaya çalışan ekipler için dua ediyoruz. Herkesin elinden geleni yapması gereğini de belirtmek durumundayız. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kalanlara başsağlığı ve sabır diliyoruz. Bir daha yaşamamak dileği ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması temennisiyle…

Bugün, sizler için bir liste derledik; “Tüm Zamanların En İyi 30 Bilimkurgu/Fantastik Temalı Oyunu.” İlgili listeye geçmeden önce listenin nasıl hazırlandığını açıklamamız faydalı olacaktır.

Standart oyun başlıklarının platform, shoot ’em up, FRP ve RPG gibi zaten kendi içlerinde tanımlanmış olmaları ve yine liste konusu oyunların kırk yıllık bir arşivden seçilmesi sebebiyle, bazen söz konusu oyunların sadece içerikleri, özellikleri veya grafikleri değil ifade ettikleri anlamlar dikkate alındı. Bazı durumlarda kişisel tercihlerin yapıldığı da inkar edilemez ancak oyun dünyasındaki genel kabullerin önüne geçmedi bu tercihler.

Temel olarak tek tek oyunlar yerine, oyun serileri tek oyunmuş  gibi listeye eklendi ve bu şekilde oyunlarının anlamlarının içeriklerinin önünde tutulmuş olması olgusu perçinlenmiş oldu. Yine de birçoğu çocukluğuma giden bu oyunlar hakkında kişisel yorumlar yapmaktan kendimi alamadım notunu da düşmeliyim sanıyorum. Hatta bu birinci tekil şahıs fiilleriyle listede bol bol karşılaşmanız da olası… Son olarak iki not eklemek faydalı olur;

Bir tür kilit taşı olarak belirteyim ki, bir oyun özelliği hakkında “olağanüstü” yazılmışsa o özellik ilgili oyunun alamet-i farikası demek olacaktır.

Oyunları temsil eden görseller oyunların oynanış anlarından seçildi, böylece son dönem oyunlar içi hazırlanan grafik harikası posterler ile eski oyunların arasında bir denge kurulmuş oldu.

Benim hazırlarken çok keyif aldığım bu listeden sizlerin de incelerken aynı keyfi almanız dilekleriyle…

TÜM ZAMANLARIN EN İYİ 30 BİLİMKURGU/FANTASTİK TEMALI OYUNU

30- Space Invaders (1978)

İşte devrimsel bir oyun. Atari’de çığır açan bu oyun, uzaylı istilasını konu alan bir tür kabus olmakla birlikte, oyuncusuna full konsantrasyon kazandıran; oyuncunun yanında sırasını bekleyeni de, arkadaşı yansın da kendisi oynasın diye sabırsızlıktan sabırsızlığa sürükleyen bir yapıya sahipti. Her şeyin ötesinde, başa dönersek ilk shooter oyunlarından biri olarak listemizde kendine yer buldu Space Invaders.

29- Frontier: Elite (1993)

Kardeşi Elite’in oyun özelliklerini modern çağa taşıyan bu simulasyon için söylenebilecek temel şey, oyun dünyasında bir tür  doğum sancısı ile karşı karşıya olunmasıydı. Bir simülasyon olarak kabına sığmayan ancak henüz taşamamış bir yapısı olan oyun, işte tam olarak bu özelliği ile listemize giriyor.  Yine kişisel bir detay olarak; o dönem bir bilgisayar dergisinde oyun hakkında okuduklarımızın, yabancı bir yayındakine biraz fazla benzer girişinin arkadaşlarla aramızda ciddi bir eğlence konusu olduğunu eklemeliyim.

28- Golden Axe (1989)

Arcade olarak “Quest” neymiş bize öğreten, arkadaşlarla takım olup düşmanlarla çarpıştığımız, orman perilerini tekmeleyip mana aldığımız, ejderhalara dragon slayer büyüsü yaptığımız bu oyunun anıları saymakla bitmez. Daha sonra birçok versiyonu çıktı ama arcade’de fantastik tadını tattıran bu ilk versiyon bir başka.

27- Wing Commander (1990)

Uzayda dogfight heyecanını tatmak isteyenlere fazladan bir de senaryo ve takım ruhu duygusu tattıran bu seri o kadar başarılı oldu ki Hollywood’a bile kaynak olmayı başardı.  Piyasaya sürüldüğünde büyük sükse yapan oyunun mirası da uzun soluklu oldu anlayacağanız.

26-Ys I: Ancient Ys Vanished (1987)

Oldukça basit bir inventory sistemi olsa da, bu Sega oyunu türünün, neredeyse tüm özelliklerini taşıyan öncülerinden biriydi. Özellikle senaryosu açısından bakılınca da RPG olmayı tam anlamıyla hak ediyordu. Gerçi kayıp kitapların 5. sini koruyan ve etrafında alevler dönen o canavarı yenebilen oyuncuya rastlanmasa da; bu, oyunun değerini düşürecek bir nokta sayılamaz sanırım.

25-Moonstone: A Hard Days Knight (1991)

Bugün olsa bugün oturulur oynanır bir oyun var sırada şimdi de; kısa adıyla Moonstone (hatta disket üstü ismiyle; Munstone). Neden devamı ya da yeni bir versiyonu yapılmadı bilemediğimiz bu serinin zengin inventory ve savaş mekaniği sistemleri yanı sıra, düşmanların çokluğu ve çeşitliliği de dikkat çekiciydi. Belki biraz fazla kanlı olabilir ama onun da çözümü sistemsel olarak düşünülmüştü.

24- Heroes Of Might And Magic (1995-…)

Satranç dünya tarihi için ne ifade ediyorsa Heroes Of Might And Magic de oyun dünyası için aynı şeyi ifade eder. Kendisinden sonraki birçok oyunu etkileyen bu franchise, şahsi fikrime göre daha sonraki dönemlerde özünden uzaklaştıysa da, ilk zamanlardaki büyük meydan savaşlarını, Archangel vs Dragon kapışmalarını unutmak mümkün değil.

23-Dead Space (2008-…)

Bilimkurgu oyunu olduğu için listede olan bu oyunun olağanüstü özelliği, insanı çok… Ama çok korkutmasıydı… Kahramanımız Isaac Clarke -ki isim iki önemli bilimkurgu yazarından türemiştir.- eski sevgilisinin peşinde bir uzaylı ırkı ile yaptığı mücadeleye sonradan katılan güç, siyaset ve para müdahalesinin etkisi ile derinleşen oyun serisi, bütün bunların sonunda yine de çok korkunçtu…

22-Doom (1993-…)

Yine birçok devam oyunuyla genişletilmiş, yakın zamanda Hollywood’a malzeme olmuş efsane bir oyun… Zamanına göre güzel bir senaryoyla yola çıkılan bu seriyi, türdaşları Quake’den grafikleri, Unreal’den samimiyeti -özdeşleşilebilirliği- itibariyle süzüp listemize ekledik.  Flaş sonunu da es geçmeyelim…

21- Warhammer (1987-…)

Warhammer bu listenin belki de en ilginç öğesi. Sosyal bir olay, kart oyunu, başka oyunlarda bir mod ve son temelde online bir evren. Farklı zaman ve boyutlara da taşınan seri en iyi olmayabilir ama en yaygın platforma sahip fantastik bilimkurgu eser olarak listemizde 19. sırada yer buluyor kendisine.

20-Deus Ex (2000-…)

Cyberpunk ve distopya konu başlıklarını, çok başarılı bir altyapı ile ve birkaç farklı bölümle derinlemesine inceleyen bu seri, her ne kadar A sınıfı bir oyun da olsa, bir açıdan da tam bir olmuşluk içermiyordu. Bugün, daha oyun çıkmadan bilee Cyberpunk 2077’nin gölgesinde kalmasını başka türlü açıklayamıyorum… Yine de birinci sınıftı ve hala da öyle.

19-Star Wars (1982-…)

Star Wars markası, her zaman bilgisayar dünyasında geçerli bir marka olmuştur. Atari’den, Arcade’e, PC’den , her türlü oyun konsoluna kadar, franchise’a yakışır ürünler çıkmıştır ortaya. Ayrıca, film oyunlarında da öncüdür. Ancak sonuçta türev bir ürün olduğu için bu mihenk taşı başlığı 19.sırada tutuyoruz listemizde.

18-The Lord Of The Rings (1982-…)

Tıpkı 19.sırada ele aldığımız Star Wars serisi gibi, bu başlık da 1980’lerden bu yana oyun dünyasının içindedir. Modern serisi 2011’de başlayan bir başka türev serisi olan bu serinin, listemizde Star Wars’tan bir sıra da olsa önde olmasının sebebi ise materyalin özünün Star Wars’tan daha nitelikli olması olarak özetlenebilir.

17-Super Mario (1985-…)

Bu dünyaca ünlü Nintendo oyununa listemizde yer vermesek olmazdı. Mario ve kardeşi Luigi’nin prensesi kurtarmak içi fantastik bir dünyada ejderhalardan, kaplumbağalara karşı verdiği bu eğlenceli ve yer yer sinir bozucu mücadele, neredeyse bütün video oyunu severleri özellikle küçük yaşlarda bir süre bile olsa meşgul etmiştir….

16- Dragon Age (2009-…)

İlk oyunun bir oyun olarak büyüleyici güzelliği, ikinci oyunda biraz örselense de, üçüncü oyunuyla tekrar bir efsane olma yönüne dönen franchise, yeni nesil RPG’ler içinde başat bir yere sahip. Özellikle karakterlerin somutluğu ile de öncüllerinden büyük ölçüde ayrılan oyun serisi, aslında bu konuda tipik bir Bioware örneği idi.

15- Baldur’s Gate (1998-…)

Baldur’s Gate listemize Bioware’in ilk oyunu olarak girmiyor ancak stüdyoyu bugünkü haline getiren oyun budur desek yanılmış olmayız. Baldur’s Gate’in temel özelliği, kendisine kadar iyi niyetle çalışılmış ve bir başka çağa göz kırpan oyunların açtığı kapıdan, belki de gerçekten ilk giren oyun olması şeklinde özetlenebilir. Hikayesinin hazin ama çok flaş sonu da yine oyunun bir başka önemli özelliği.

14- Diablo (1996-…)

RPG türünün ilklerinden, belki en geniş ve en uzun soluklu maceralarından biri olan bu seri; karanlık senaryosu ve zenginliği ile oyun dünyasında her zaman efsanelerden biri olarak hatırlanacaktır. Blizzard’ın fantastik dünyalarda gezinen iki kardeşinden biri olan Diablo’yu baştan sona açıklamak için bir listedeki bu küçük açıklamalar yeterli olmayacaksa da “Modern RPG bu oyun ile başladı” cümlesi durumu özetleyebilir. Bir de şu oyunların on küsur senede çıkması olmasa…

13- Portal (2007-…)

Müthiş zeki, çok eğlenceli ve bağımlılık yapan bu franchise için sitemizde de bir inceleme yayınlanmıştı hatırlarsanız. Bu salt  zeka oyunu görünümlü komplike oyunun arkasında çok ciddi bir hikaye ve valve oyunlarıyla da sürpriz bağlantılar olduğunu hatırlatmakta fayda var.

12- Crysis (2007-…)

Oldukça başarıyla kotarılmış bir senaryo, doyurucu bir oyun deneyimi ve devrimsel olarak tanımlanabilecek olağanüstü grafikler. Crytek’in amiral gemilerinden Crysis var şimdi de karşınızda. Serinin Türkçe versiyonu da, oyunun bizleri özellikle mutlu eden özelliklerinden biri. Yine de ilk oyundaki open world’un sonraki bölümlerde sınırlandırılması biraz sinir bozucu denilebilirdi.

 11-Assassin’s Creed (2007-…)

Zaman yolculuğuna göz kırpan teması ve bilimkurgu öğeleri ile bu franchise, aslında ana teması içinde kalsaydı muhtemelen daha saygın bir yerde olurdu. Ancak Desmond hikayesinden sonra devam eden serinin neden devam ettiği konusunda şahsi fikrimi sorarsanız maalesef sadece para diyebiliyorum. Acı ama gerçek…

10-The Legend Of Zelda (1986-…)

Bir başka Nintendo oyunu ile karşınızdayız. Zelda efsanesinin kahramanı olan Link’in bence standart denebilecek RPG öyküsü yine sadece bana kalsa bu listede yer almayabilirdi de, ancak özellikle Amerikan piyasasında büyük bir hayran kitlesine sahip. Biz de sadece benim sevdiğim oyunları değil önem derecesine göre de oyunları sıralıyoruz…

9-  Halo (2001-…)

Yakın geleceğe dair birçok tasvire konu olmuş bir öğe olan süper asker macerasına, sosyal bir arka plan, bir uzaylı istilası ve ötesinde de bir mitoloji ekleyen seri; yapay zeka ve aşk temalarını da içerir bir yapıya sahip olunca bilimkurgu dünyasının adı anılmadan geçilemeyen bir markasını çıkarttı ortaya. Efsanevi karakter Master Chief’in kendisinin bile başlı başına bir fenomen olduğunu belirterek, Hollywood’a da göz kırpan bu seçkin seri ile ilgili sözlerimizi noktalıyoruz.

 8- Starcraft (1998-…)

Fight for your honour… İşte bu oyunla tanışmama sebep olan ve oyun cd’sinin kapağında yazan dört kelimelik o özel cümle. Gerçi oyunun bu mottoyla hiç alakası yoktu ama zerg dehşeti oyuncuya bütün bunları kat kat aşan bir adrenalin sunuyordu doğrusu. Starcraft hakkında bir inceleme yayınladığım için burada çok detaylı bir açıklamaya girmeyeceğim, ancak Raynor, Kerrigan aşkı bile yeter…

7- Mass Effect (2007-…)

Her ne kadar ben bu oyuna aşık olsam da objektiflik daha önemli. Mass Effect, bir evren oluşturan üç oyun, olağanüstü diyalog sistemi ve mükemmel karakterizasyonuna rağmen oyun dünyasına devrimsel bir yenilik getirmemiş hatta biraz fazla türev olduğundan kendisine ancak yedinci sırada yer verebiliyoruz. Commander Shepard’ın akıbeti bu arada… Kesinlikle böyle olmalıydı bence de!..

6-The Last Of Us (2013-…)

Bir zombi oyunu olmadan bu liste tam olmazdı… Ve bu oyun kesinlikle The Last Of Us olmalıydı… Oyun olarak zaten sınıfı geçse de aslında karşımızda karşımızda tamamen birinci sınıf bir edebi veya sinematik bir eser var. Karakterlerin öykülerinin mükemmel olması bir yana, seslendirme sanatçılarının da yüksek performansı takdir edilesi. Bu oyun hep bir klasik olarak kalacak…

 5- The Witcher (2007-…)

Son dönemde dünyayı kasıp kavuran bu başlık; kitap, oyun ve dizi olarak -ki Polonya’da kitaptan sonra çekilmiş bir dizisi de var.- mainstream dünyada boy gösterse de. Biz oyun olarak değerlendiriyoruz başlığı. Witcher 2 ve 3 olağanüstü derin hikayeleri ve ilgi çekici karakterlerine ek olarak bir bütün olarak macerası ile öne çıksa da, ilk oyunun combat sistemi ve özellikle karakter animasyonları sebebiyle, seri bir bütün olarak listeye beşinci sıradan giriyor.

4- The Elder Scrolls (1994-…)

Türünün muhtemelen en iyisi olan seri, son enstalasyonlarıyla open world olgusuna yeni bir anlam kattı. Özellikle standart fantastik ırklara kattığı yeniliklerle de dikkat çeken seride yüz saatten fazla ve çok yönlü karakterlerle tamamen kendinize göre bir destan yazabiliyor olmak azımsanacak bir şey değil ve bu özellikleriyle de oyun, listemizde üst sıralarda kendine yer buluyor. Bununla birlikte ilk üçte değil. Bunun bana göre sebebi, her ne kadar bir hikayesi ve evreni olsa da bence hala daha çok bir oyun…

3- Half Life (1998-…)

Oyun olarak Doom’a benzeyebilir ama çok daha somut karakterleri ve uzaylı konusunu içeren bu seriye çok iyi tasvir edilmiş yabancı ekipmanlar ve başarılı bir oyun mekaniği de eklenince ortaya bir başyapıt çıkmış dersek yanılmış olmayız. Özellikle ikinci oyunun multiplayer modunun hala oynanıyor olması da ayrı bir başarı. Dünyanın neresinde olursanız olun bilgisayar oyunu seven biri olarak bir başkası ile karşılaşıp ona cross fire arenasından bahsederseniz kendisinden bir tepki alırsınız. İşte Half Life biraz da budur… Ah unutmadan… Alyx ile yeni bir çağa da kapı açtı oyun.

2- Bioshock (2007-…)

Denizler altında, bulutlar üstünde. Olağanüstü bir anlatım modeli, stilistik grafikleri ve müthiş karakterleri ile bir de o karanlık atmosferi topladığımızda karşımıza çıkan bu oyunun kendi içindeki başarısı yadsınamaz olmakla birlikte aslında türü biraz kafaları kurcalamıyor da değil. Her punk türünü içeren birinci sınıf bir materyal… Bu cümleler serinin sıralamadaki yerini açıklamak için yeterli olmuştur sanırım.

1- Warcraft (1994-…)

Bu seri, high fantasy ve stratejiyi birleştirirken ortaya öyle bir mitoloji koydu ki başlı başına bir kaynak olarak kendini kabul ettirdi. Serinin evreni her geçen gün büyümekle kalmadı kahraman bazlı RPG unsurlarını da içine son derece başarıyla katarak oyun dünyasından, oyun formatında bir hikayeye oradan da Hollwood’a kadar kendine yeni tanımlar buldu. Şahsi fikrime göre “en güzel” oyun değil. Ama dünya çapında bir WOW evreni var ki, bu yadsınamaz.

Yazıyı beğendiniz mi?

Ortalama puan 5 / 5. Oylama sayısı: 1

Bunu oylayan ilk kişi olun

RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
Follow Me
YouTube
YouTube
Instagram

Cevap Yaz

Oturum aç:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir