Öykü: Yürümek

Kendini bildiği ilk andan beri yaptığı şey buydu. Onu tanımlayan, onu bu dünyada anlamlı kılan tek şeydi yürümek. Hiçbir yorulma ve durma emaresi göstermeden, sadece yürüyordu. Yürüme hızı hep aynıydı, ne çok hızlanıyor, ne de çok yavaşlıyordu, hayatı boyunca uyduğu bir tempo varmışçasına hep aynı hızla yürümeye devam ediyordu, sanki bir kalp atışıymış gibi doğal bir hızla. Üzerindeki kıyafetler de hep aynıydı, kahverengi, kısa kollu bir tişört ve asker yeşili […]

Devamını Oku »

Kısa Öykü: Yeni Dünya

Geminin içindekiler, yaklaşık bir yıldır herhangi bir toprağa ayak basmamışlardı. İçleri leş gibi kokan, rutubetli ve zehirli kamaralarında, kilitli kapılarının açılmasını ve dışarı çıkmayı bekliyorlardı. Pek çok arkadaşlarını, kardeşlerini, eşlerini ve çocuklarını o zehirli havaya, kötü yiyeceklere ve sürekli işkencelere kurban vermişlerdi. Şimdi onların naaşları, hiçbir zaman yerlerini kestiremeyecekleri bir şekilde denizin dibini boylamıştı. Bazıları o geminin tayfası olabilecek kadar şanslılardı. Güçlü, kuvvetli ve itaatkar olanlarına işler çabucak öğretilmiş ve […]

Devamını Oku »