Tarihin Kayıp Renkleri-2 Ölümsüz Bir Dalkavuk: Dalkavuk Hüseyin Efendi (Sallabaş Çelebi)

ÖNSÖZ “Dal” ya da “dala” kelimelerinin “sallamak” manasına geldiğini savunan kimselerce dalkavuk tabirinin kavuk sallayan, yani her şeye kafa sallayıp evet diyen anlamına geldiği iddia edilse de işin aslı farklıdır. “Dal” kelimesi aynı zamanda “yalın, çıplak” da demektir. Nitekim daltaban yalın ayak anlamına gelirken, evde sadece bir donla dolaşan erkek çocuklarına analarımızın “Yavrum kaç defa söylüyorum, evin içinde daltaşak dolaşma!” şeklindeki uyarılarında geçen daltaşak da çıplaklık anlamına gelmektedir.             Osmanlı […]

Devamını Oku »

Öykü Serisi: Tarihin Kayıp Renkleri 1 – Bir Acayip Yeniçeri: Altı Okka Cafer Ağa

“Okudun mu Galip’in son yazısını?” dedi Ozan ve bilgisayar ekranındaki sayfayı gösterdi: “Şarki Anadolu’nun Kökenleri-Galip Çalba” “Yok,” dedi ayakta duran Murat. Gülümsedi ve kanepeye oturdu. “Gene neler yumurtlamış?” “Ya saçmalamış aslında,” dedi Ozan ve döner koltuğunu yüz seksen derece çevirdi. Ayak ayaküstüne atıp ellerini göbeğinin üzerinde kenetledi. “Söylediklerinin bilimsel dayanağı yok. Yok efendim neymiş, Gazianteplilerin kökeni Göktürklere dayanıyormuş.” “Nasıl yani?” “Ya bilirsin işte Antep’in yerlileri biraz şiveli konuşurlar. Mesela geliyoruma […]

Devamını Oku »