The Book of the New Sun- Gene Wolfe’nin Başyapıtı

Bunu Paylaşın

Yeni Güneşin kitabı mı? Peki, eskisine ne oldu?  Wolfe’ye göre bildiğimiz güneş soğudu ve dünya üzerindeki etkisi azaldı. Günümüzden bin yıl sonrasını anlatan ve dört kitaptan oluşan The Book of The New Sun, Amerikalı yazar Gene Wolfe’yi fantastik-bilim-kurgu edebiyatının en önemli yazarlarından birisi haline getirdi. Hatta bazı yazarlar daha da ileri giderek 87 yaşında ölen yazarı en iyi Amerikalı yazar ilan ettiler.

Uyarı: Bu inceleme spoiler/sürprizbozan içermektedir.

Toplamı 1200 sayfayı geçerek dev bir eser haline gelen dörtleme, yazarın boş bulduğu zamanlarında yazdıkça büyüyen ama aslında bir hikâye olması niyetiyle başladığı bir denemedir. 1980 ve 1983 yılların arasında çıkan dört kitap sırasıyla;

The Shadow of the Torturer (İşkencecinin Gölgesi)

The Claw of the Conciliator (Uzlaştırıcının Pençesi)

The Sword of the Lictor (Baltalı Muhafızın Kılıcı)

The Citadel of the Autarch (Diktatörün Hisarı), olarak sıralanıyor.

Dönemin bilim-kurgu, fantastik edebiyatı alanında verilen ödüllerinin neredeyse tümünü toplayan dörtleme, birinci tekil şahıs anlatımıyla okuyucuyu günümüzden bin yıl sonrasının dünyasına götürüyor ve başkarakterimizin gözünden yaşadıklarını okuyucularla buluşturuyor.

Kahramanımız Severian, işkenceciler loncasında büyümüş genç bir adamdır. Devletin ya da kitaptaki ifadesiyle milletler topluluğunun içinde bulunan ve diktatör tarafından aydınlanmaları ya da işledikleri suçların cezasını çekmeleri için gönderilenlerin en iyi şekilde! ağırlandığı bu loncaya bir gün güzel bir asilzade gelir.

Severian’ın, bakmakla görevlendirildiği bu asilzadeye karşı zaman içinde gelişen duyguları, loncadan atılmasına ve sonrasında başına inanılmaz olayların geldiği yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Genç işkenceci, loncanın ustası tarafından Thrax adında bir yere hüküm uygulayıcı olarak gönderilir. Yola çıkmadan önce usta Palaemon, genç Severian’a yolculuğu boyunca kendisini pek çok kez kurtaracak ve başına bela açacak olan büyük kılıç Terminus Est’i verir.

Terminus Est çift taraflı bir kılıçtır. Bir tarafı erkek kafası, diğer tarafı ise kadın kafası kesmek için özel olarak dövülmüştür. Latince ‘Bu son’ anlamına gelen kılıcın ismi, alegori ustası Gene WOLFE’ un kitaplar boyunca yapacağı pek çok alegoriden birisidir. Adaletin sembolü Themis’in adeta erkek hali olan Severian; kılıcı, geceden daha karanlık cüppesi (bu cüppenin rengi için yazar çok eski Latince bir kelimeden türetme yapma yolunu seçmiştir(Fuligin) ince uzun yapısı ve kararlı tavırlarıyla yaptığı yolculuk sırasında kendisi gibi pek çok simgeyle karşılaşacaktır.

Kitaplarında Latince ve eski Yunanca pek çok kelime kullanan yazar dörtleme için İspanyolca ve Fransızcayı da sıklıkla kullanmıştır. İlk kitabının sonunda kullanılan dili ve kelimeleri tanımlarken; Severian’ın seyahatnamesini tercüme ettiğini ve bunu yapmanın çok zor olduğunu çünkü henüz öyle bir dilin var olmadığını belirterek okuyucuya ne ile karşı karşıya olduğunu da açıkça söylemektedir.

Sıradan bir yolculuk olarak başlayan hikâye örgüsü; mucizevi nesneleriyle, dünya dışı yaratıklarıyla, ölmekte olan Dünya kavramıyla ve satır aralarına konulan dini mesajlarıyla oldukça zengin ve okuyucuyu devamlı merakta bırakıyor.

Yazarın kendi ifadesiyle de belirttiği üzere; ‘Okuyucu belli bir seviyenin üstünde olacak ve tekrar okumak zorunda hissedecek. İşte o zaman başarılı oldum demektir.’

İçerisinde yamyamlıktan, zaman bükmeye kadar pek çok gerilim, fantastik ve bilim-kurgu öğesini barındıran kitabın dili o kadar dolaylıdır ki sırf kuramsal-kurgu türünün bu başyapıtını açıklamak adına başka yazalar kitaplar yayınlamışlardır.

Bilim kurgu ve fantastik edebiyat dünyasının en önemli dergilerinden birisi olan Locus tarafından 1990 öncesinde yazılmış en iyi otuz altı eser arasında üçüncü seçtiği dörtlemeyi tüm okurlarımıza tavsiye ederiz.

Bu türlerin klasiklerinden birisi olan eserden, Tolkien ve La Guin büyük övgüyle söz etmişlerdir.

Bir işkencecinin hiç umulmadık yerlere varan yolcuğunun güncesi olarak tanımlayabileceğimiz dörtleme; dinden, politikaya, görsel sanatlardan, cinselliğe pek çok öğeyi içinde barındıran bir başyapıttır.

Bir tavsiye: Eğer okumaya karar verirseniz türe ait beylik tüm öğeleri ile ilgili beklentilerinizi bir kenara bırakın ve sadece yazarın satır aralarında verdiği ipuçlarını yakalamaya çalışın.

Belli olmaz belki bahsi geçen binlerce yıllık bir tablo ‘insanlık için büyük bir adımı’ anlatıyor olabilir. Ya da kahramanımız aklını kaçırmış bir deli olabilir… Bunu Yeni Güneş’in Kitabı’nı okumadan karar veremezsiniz. Serinin ilk iki kitabının dilimize çevrildiğini belirterek sözlerimize son veriyoruz. Hoşça kalın…

Yazıyı beğendiniz mi?

Ortalama puan 5 / 5. Oylama sayısı: 1

Bunu oylayan ilk kişi olun

RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
Follow Me
YouTube
YouTube
Instagram
Epik Bir Fantastik Evrene Giriş: Tor Ann Günceleri 1.Bölüm

İhtişamlı günlerin sona erdiği yıllardı. Toprağın rengini yitirdiği, gün ışığının soğuduğu zamanlar. Talcari limanları artık yavaş yavaş zayıflıyordu, halkları ise » Devamını Oku...

Sebt Günü Batıya Doğru Yola Çıkanlara – Bir Yol Hikayesi Bölüm 2

Sebt Günü Batıya Doğru Yola Çıkanlara II.Bölüm "dünya dikenli bir hayat,sevenlerde mi kabahat?!" Üç yüz yıllık kotumu dizlerime kadar sıvadım, » Devamını Oku...

Öykü: Yürümek

Kendini bildiği ilk andan beri yaptığı şey buydu. Onu tanımlayan, onu bu dünyada anlamlı kılan tek şeydi yürümek. Hiçbir yorulma » Devamını Oku...

Bilim Kurgu Dizi Öykü: Sairus Nava’nın Soğuk Yüzü – 2

Nareed kumanda odasına koşarken, arkasında Şooju’nun ayak seslerini duyabiliyordu. Odaya girdiğinde sesler kesilmişti. Tüm monitörleri ve ısı kameralarını açtı. Görünürde » Devamını Oku...

Karayiplerden Bir Korsan Öyküsü-2: Denizin Ruhu

7 Kasım 1718 İki hafta evvel Tortuga taraflarında, Calico Jack ve Anne Bonnie ile karşılaştım. Korsan Konseyi, acil toplanacakmış. Haberci » Devamını Oku...

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir