Merhaba sevgili kurgusal.net takipçileri, daha önce beyazperde sekmemiz için hazırladığım yarı objektif yarı subjektif listelerin ikincisi ile kaşınızdayım bugün; Tüm Zamanların En İyi 25 Bilimkurgu/Fantastik oyunu… İlgili listeye geçmeden önce listenin nasıl hazırlandığını açıklamamız faydalı olacaktır.

Standart oyun başlıklarının platform, shoot ’em up, FRP ve RPG gibi zaten kendi içlerinde tanımlanmış olmaları ve yine liste konusu oyunların 35 yıllık bir arşivden seçilmesi sebebiyle; bazen sözkonusu oyunların sadece içerikleri değil ifade ettikleri anlamlar dikkate alındı. Bazı durumlarda kişisel tercihlerin yapıdığı da inkar edilemez ancak oyun dünyasındaki genel kabullerin önüne geçmedi bu tercihler.

Bazı oyun serileri ise tek oyunmuş  gibi listeye eklendi ve bu şekilde oyunlarının anlamlarının içeriklerinin önünde tutulmuş olması olgusu perçinlenmiş oldu. Yine de birçoğu çocukluğuma giden bu oyunlar hakkında kişisel yorumlar yapmaktan kendimi alamadım notunu da düşmeliyim sanıyorum. Hatta bu birinci tekil şahıs fiilleriyle listede bol bol karşılaşmanız da olası… Son olarak iki not eklemek faydalı olur;

Bir tür kilit taşı olarak belirteyim ki, bir oyun özelliği hakkında “olağanüstü” yazılmışsa o özellik ilgili oyunun alamet-i farikası demek olacaktır.

Oyunları temsil eden görseller oyunların oynanış anlarından seçildi, böylece son dönem oyunlar içi hazırlanan grafik harikası posterler ile eski oyunların arasında bir denge kurulması sağlanmış oldu.

Bizim hazırlarken çok keyif aldığım bu listeden sizlerin de incelerken aynı keyfi almanız dilekleriyle…

YarıAydın

 

TÜM ZAMANLARIN EN İYİ 25 BİLİMKURGU/FANTASTİK OYUNU

25- Star Wars: The Empire Strikes Back (1982);

Bu oyunun temel özelliği bir film temasını kullanan ilk örneklerden olması ise de neredeyse tamamen kişisel bir seçim olarak listeye dahil edildiği için ben de birinci tekil şahıs olarak konuşacağım.  İnsanın kesinlikle yenileceğini bil bile bu oyunu oynaması nasıl açıklanır ? Allah’ım vur vur ölmez o imparatorluk yayaları, göz göre göre gelir yenerler adamı, bitirirler savaşı…

EmpireStrikesBack3

 

24- Space Invaders (1978)

İşte devrimsel bir oyun. Atari’de çığır açan bu oyun, uzaylı istilasını konu alan bir tür kabus olmakla birlikte oyuncusuna full konsantrasyon kazandıran; yanında bekleyeni de, arkadaşı yansın da kendisi oynasın diye sabırsızlıktan sabırsızlığa sürükleyen bir yapıya sahipti. Herşeyin ötesinde başa dönersek ilk shooter oyunlarından biri olarak listemizde kendine yer buldu Space Invaders.

s_SpaceInvaders_2

 

23-Ys I: Ancient Ys Vanished (1987)

Oldukça basit bir inventory sistemi olsa da bu sega oyunu türünün neredeyse tüm özelliklerini taşıyan öncülerinden biriydi. Özellikle senaryosu açısından bakılınca da RPG olmayı tam anlamıyla hak ediyordu. Gerçi kayıp kitapların 5. sini koruyan ve etrafında alevler dönen o canavarı yenebilen oyuncuya rastlanmasa da; bu, oyunun değerini düşürecek bir nokta sayılamaz sanırım.

Ys_1_Ancient_Ys_Vanished_Omen_-_1991_-_Milk_House

 

22- Frontier: Elite II (1993)

Kardeşi Elite’in oyun özelliklerini modern çağa taşıyan bu simulasyon için söylenebilecek temel şey, oyun dünyasında bir tür  doğum sancısı ile karşı karşıya olunmasıydı. Kabına sığmayan ancak henüz taşamamış bir yapısı olan oyun, işte tam olarak bu özelliği ile listemize giriyor.  Yine kişisel bir detay olarak; o dönem bir bilgisayar dergisinde oyun hakkında okuduklarımızın, yabancı bir yayındakine biraz fazla benzer girişinin arkadaşlarla aramızda ciddi bir eğlence konusu olduğunu eklemeliyim.

frontier31

 

21- Legends Of Valour (1992)

Oyun dünyası için değilse de benim için ilk first person RPG olan bu oyunu unutmak mümkün mü ? Berbat hareket mekanizması bir yana oyunseverleri bir başka dünyaya tam olarak taşıyan ilk oyunlardan birisiydi Legends Of Valour. Bu oyunu oynarken hızımızı alamayıp atari salonunda büyük boy cips yiyerek oynamışlığımız, etrafa artistik yapmışlığımız vardır.

Legends_of_Valour_-_1993_-_U_S__Gold_Ltd

 

20- Alien Breed (1991)

Birçok versiyonu yapılsa da biz bilgisayar oyununda korku nedir bizlere öğreten bu ilk versiyon bazında listeye ekleme yapıyoruz (Yine de 3. oyundaki first person görüşünden çatışma anlarında hızlanan nefesin bizlere hissettirdiği heyecanı da es geçmeyelim). Alien Breed’in bu kadar başarılı olmasının sebebi temelde silahların düşmana zarar verme kapasitesinin kısıtlılığı ve düşman saldırılarının hızıydı, bir anda olup bitiyordu herşey…

Alien Breed

 

19- Golden Axe (1989)

Arcade olarak “Quest” neymiş bize öğreten, arkadaşlarla takım olup düşmanlarla çarpıştığımız, orman perilerini tekmeleyip mana aldığımız, ejderhalara dragon slayer büyüsü yaptığımız bu oyunun anıları saymakla bitmez. Daha sonra birçok versiyonu çıktı ama arcade’de fantastik tadını tattıran bu ilk versiyon bir başka.

golden-axe-1

 

18- Heroes Of Might And Magic (1995)

Satranç dünya tarihi için ne ifade ediyorsa Heroes Of Might And Magic de oyun dünyası için aynı şeyi ifade eder. Kendisinden sonraki birçok oyunu etkileyen bu franchise, şahsi fikrime göre daha sonraki dönemlerde özünden uzaklaştıysa da ilk zamanlardaki büyük meydan savaşlarını, Archangel vs Dragon kapışmalarını unutmak mümkün değil.

heroes-of-might-and-magic-3-0002

 

17- Wing Commander (1990)

Uzayda dogfight heyecanını tatmak isteyenlere fazladan bir de senaryo ve takım ruhu duygusu tattıran bu seri o kadar başarılı oldu ki Hollywood’a bile kaynak olmayı başardı.  Piyasaya sürüldüğünde büyük sükse yapan oyunun mirası da uzun soluklu oldu anlayacağanız.

wing-commander

 

16-Moonstone: A Hard Days Knight (1991)

Bugün olsa bugün oturulur oynanır bir oyun var sırada şimdi de; kısa adıyla Moonstone (hatta disket üstü ismiyle munstone). Neden devamı ya da yeni bir versiyonu yapılmadı bilemediğimiz bu serinin zengin inventory ve savaş mekaniği sistemleri yanı sıra, düşmanların çokluğu ve çeşitliliği de dikkat çekiciydi. Belki biraz fazla kanlı olabilir ama onun da çözümü sistemsel olarak düşünülmüştü.

moonstone

 

15-Doom (1993)

Yine birçok devam oyunuyla genişletilmiş, yakın zamanda Hollywood’a malzeme olmuş efsane bir oyun. Zamanına göre güzel bir senaryoyla yola çıkılan bu seriyi türdaşları Quake’den grafikleri Unreal’den samimiyeti (özdeşleşilebilirliği) itibariyle süzüp listemize ekledik.  Flaş sonunu da es geçmeyelim…

1390860851doom11

 

14-Star Wars: Knights of the Old Republic (2003)

Ve Bioware ve Drew Karpyshyn sahnede. Star Wars markasına yakışan ve expanded universe’in önemli türevlerinden olan bu oyunun listemizde 14. sıradan daha yukarıda olmamasının sebebi temelde yine bahsettiğimiz bu türev özelliği oluyor. Bunun dışında bir film/evren oyunu olarak üzerindeki ağır sorumluluğu da başarıyla taşıyor ve başka hiçbir film oyununun giremediği bu listeye girmeyi başarıyor…

57485-star-wars-knights-of-the-old-republic-windows-screenshot-upper

 

13- Dragon Age (2009)

İlk oyunun bir oyun olarak büyüleyici güzelliği ikinci oyunda aşılamasa da Dragon Age yeni nesil RPG’ler içinde başat bir yere sahip. Özellikle karakterlerin somutluğu ile de öncüllerinden büyük ölçüde ayrılan oyun, ikinci bölümündeki tutukluğunu serinin üçüncü oyunu olan Inqusition’da aşabilecek mi ? Bilemiyoruz, ancak listemiz maalesef bugün hazırlandığı için oyunumuz listede 13. sırada yer buluyor kendisine.

nws_DragonAge_6

 

12- Crysis (2007)

Oldukça başarıyla kotarılmış bir senaryo, doyurucu bir oyun deneyimi ve devrimsel olarak tanımlanabilecek olağanüstü grafikler. Crytek’in amiral gemilerinden Crysis var şimdi de karşınızda. Bugün üçüncü oyununu oynadığımız serinin türkçe versiyonu da, oyunun bizleri özellikle mutlu eden özelliklerinden biri.

crysis3fulltorrentindirdownload

 

11- Portal (2007)

Müthiş zeki, çok eğlenceli ve bağımlılık yapan bu franchise’ın ikinci oyunu için sitemizde de bir inceleme yayınlanmıştı hatırlarsanız. Bu salt  zeka oyunu görünümlü komplike oyunun arkasında çok ciddi bir hikaye ve valve oyunlarıyla da sürpriz bağlantılar olduğunu hatırlatmakta fayda var.

portal

 

10- Baldur’s Gate (1998)

Baldur’s Gate listemize Bioware’in ilk oyunu olarak girmiyor ancak stüdyoyu bugünkü haline getiren oyun budur desek yanılmış olmayız. Baldur’s Gate’in temel özelliği, kendisine kadar iyi niyetle çalışılmış ve bir başka çağa göz kırpan oyunların açtığı kapıdan belki de ilk giren oyun olması şeklinde özetlenebilir. Hikayesinin hazin ama çok flaş sonu da yine oyunun bir başka önemli özelliği.

baldurs_gate_review_3

 

9- Diablo (1996)

Türünün ilk, en geniş ve en uzun soluklu macerası olan bu oyun; karanlık senaryosu ve zenginliği ile oyun dünyasında her zaman efsanlerden biri olarak hatırlanacaktır. Blizzard’ın fantastik dünyalarda gezinen iki kardeşinden biri olan Diablo’yu baştan sona açıklamak için bir listedeki bu küçük açıklamalar yeterli olmayacaksa da “Modern RPG bu oyun ile başladı” cümlesi durumu özetleyebilir.

000911diabloii1

 

8- Warhammer (1987)

Warhammer bu listenin belki de en ilginç öğesi. Sosyal bir olay, kart oyunu ve son olarak da online bir evren. Farklı zaman ve boyutlara da taşınan seri en iyi olmayabilir ama en yaygın platforma sahip fantastik bilimkurgu eser olarak listemizde 8. sırada yer buluyor kendisine.

warhammer

 

7-  Halo (2001)

Yakın geleceğe dair birçok tasvire konu olmuş bir öğe olan süper asker macerasına sosyal bir arka plan, bir uzaylı istilası ve ötesinde de bir mitoloji ekleyen seri; yapay zeka ve aşk temalarını da içerir bir yapıya sahip olunca bilimkurgu dünyasının adı anılmadan geçilemeyen bir markasını çıkarttı ortaya. Efsanevi karakter Master Chief’in kendisinin bile başlı başına bir fenomen olduğunu belirterek, Hollywood’a da göz kırpan bu seçkin seri ile ilgili sözlerimizi noktalıyoruz.

Knight_Roaring_2

 

6- Half Life (1998)

Doom’a benzer bir senaryo olabilir ama çok daha somut karakterleri ve uzaylı konusunu içeren bu seriye çok iyi tasvir edilmiş yabancı ekipmanlar ve başarılı bir oyun mekaniği de eklenince ortaya Doom’dan çok daha başarılı bir sonuç çıkmış dersek yanılmış olmayız. Özellikle ikinci oyunun multiplayer modunun hala oynanıyor olması da ayrı bir başarı. Dünyanın neresinde olursanız olun bilgisayar oyunu seven biri olarak bir başkası ile karşılaşıp ona cross fire arenasından bahsederseniz kendisinden bir tepki alırsınız. İşte Half Life biraz da budur…

half-life-2-screenshots_15

 

5- Starcraft (1998)

Fight for your honour… İşte bu oyunla tanışmama sebep olan ve oyun cd’sinin kapağında yazan dört kelimelik o özel cümle. Gerçi oyunun bu mottoyla hiç alakası yoktu ama zerg dehşeti oyuncuya bütün bunları kat kat aşan bir adrenalin sunuyordu doğrucu. Starcraft hakında birçok inceleme yayınladığım için burada çok detaylıca bir açıklamaya girmeyeceğim, ancak benim açımdan oyunun listenin ilk sırasında yer almamasının tek sebebinin, oyunun sadece iki bölüm olarak programlanması olduğunu söyleyerek noktalayacağım sözlerimi.

starcraft-2-screen-shot-hi-res

 

4- Bioshock (2007)

Denizler altında, bulutlar üstünde. Olağanüstü bir anlatım modeli ve müthiş karakterleri ile bir de o karanlık atmosferi topladığımızda karşımıza çıkan bu oyunun kendi içindeki başarısı yadsınamaz olmakla birlikte aslında türü biraz kafaları kurcalamıyor da değil. Belki geçmişin bilimkurgusu olarak kabul etmek daha doğru olur. Bu cümleler serinin sıralamadaki yerinin neden daha yüksekte olmadığını da açıklamak için yeterli olmuştur sanırım.

MeanBigDaddy

 

3- Mass Effect (2007)

Minicik bir tanınırlığım var ise nezdinizde, bu oyuna olan derin aşkımı da bilirsiniz. Ancak objektiflik daha önemli. Mass Effect bir evren oluşturan üç oyun, olağanüstü diyalog sistemi ve mükemmel karakterizasyonuna rağmen oyun dünyasına devrimsel bir yenilik getirmemiş hatta biraz fazla türev olduğundan kendisine ancak bronz madalyayı takdim edebiliyoruz.

mass effect

 

2- The Elder Scrolls (1994)

Türünün kesinlikle en iyisi olan seri, özellikle Skyrim başta olmak üzere son enstalasyonlarıyla open world olgusuna yeni bir anlam kattı. Yüz saatten fazla ve çok yönlü karakterlerle tamamen kendinize göre bir destan yazabiliyor olmak azımsanacak birşey değil ve bu özellikleriyle de oyun, listemizdeki karşılığını elbette buluyor.

elder-scrolls-v-skyrim-scr02

 

1- Warcraft (1994)

İkinci sıradaki rakibi ile aynı zamanlarda dünyaya gözlerini açan bu seri high fantasy ve stratejiyi birleştirirken ortaya öyle bir mitoloji koydu ki başlı başına bir kaynak olarak kendini kabul ettirdi. Serinin evreni her geçen gün büyümekle kalmadı kahraman bazlı RPG unsurlarını da içine son derece başarıyla katarak oyun dünyasında türdaşlarının bir numarası olmaya hak kazandı.

warcraft_3_humans_fight_orcs_screenshot

Kategori: oyun sahası

Yorum Yaz