Old Money, Yüksek Sosyete ve Soğuk Savaş Estetiği: Bond, Tenet, Hitman

Bunu Paylaşın

Old Money / Eski Para… günümüzde daha ziyade İngiltere Kraliyet Ailesi ve çok ünlü İtalyan markalarının giyimini tanımlasa da aslında çok eskiden edinilmiş bir para ve onun bağlantılarının getirdiği havaya kadar çok daha geniş bir anlama sahip. Öyle ki, bu güç, güce sahip olan kadar gücün karşısındaki aktörleri de etkiliyor.

Tarihte bunun en ilginç ve belki de ilk örneği 1644’de Çin ve kuzeyli Mançular arasında görülür. Mançular şehri yakıp yıkmak için başkente girerler ancak koca bir görkem, oturmuş bir zenginlik ve bunun kattığı ağırbaşlı bir otoriteyle karşılaşırlar. Mançu’ların lider Dorgon önüne konan koca bir saray teşrifatı ve bürokratik detaylardan yılacak ve bu büyük yapıdan hem etkilenip hem de ürkerek Çin ile bir ticaret anlaşması yapıp tekrar kuzeye dönecektir.

Elbette ki Avrupa Rönesans’ında, bu tarihten çok daha önceleri gelişen özellikle İtalyan yarımadasındaki banker/yönetici sınıfı ile bu büyük ve güçlü paraya ulaşıldığı doğrudur ancak paraya ruh veren aristokrasinin birleşmiş etkisinden ari bu para, o dönem hala kirli kabul ediliyor ve saygı uyandırdıktan hemen sonra elde edilmeye çalışıyordu. Old money ise sadece etkileyiciydi. Bir silah ve bir disiplindi, denebilir ki ruhu olan paraydı.

Lorenzo de’ Medici; Floransa’nın efsanevi lideri, bankerin siyasi hayattaki tezahürü.

Yine değinmek gerekir ki dini değilse de, Roma İmparatorluğu‘nun varisi sıfatıyla Vatikan/Papalık da bu havaya tam olarak sahiptir ancak adı üzerinde dini varoluş sebebi, onu büyük bir bilgi ve oturaklılık içinde eritir. Yani büyük bir disiplin, güç, ağırlık ve çok iyi bir zevkin tezahürü olarak karşımıza çıksa da, eski para bu tezahürdeki tek ölçüt değildir.

Bizse bugün bu konuya dair üç örnek üzerinden popüler kültürde bir “konsept tespiti yapacağız”. Son dosyamızda Miami’de riskli ve hızlı parayı işlerken de değindiğimiz bu konu, ele alınmayı gerçekten de hak ediyor. Kim bilir belki bir süre sonra sade bir tshirt giyen Marc Zuckerberg ve ünlü, özel üretim Issey Miyake siyah balıkçı yaka kazağı giyen Steve Jobs gibi teknolojik öncülerin sade ve fonksiyonel lüksüne dair bir şeyler de karalarız. Ama bugün ruhu olan, gerçi pek de güzel bir ruhu olmayan olağanüstü estetize olmuş paranın popüler kültürdeki bazı yansımalarından bahsedeceğiz.

Old money kavramının popüler kültürdeki en büyük temsilcisi, İngiliz Kraliyet ailesinin, soğuk savaşın ve koca bir aristokrasinin rafine olmuş karakteri; yetim-ve büyük ihtimalle işçi sınıfından gelen- James Bond’dur.

James Bond: (1962-…)

Ian Fleming‘in, 1962’de efsane aktör Sean Connery tarafından beyazperdede ilk kez canlandırdığı efsane karakter James Bond, geçen altmış beş yılda yirmi beş kez maceraya atılmakla kalmadı, neredeyse dünyanın old money konseptini temsil eden uluslararası lokasyonlarını tek tek ziyaret etti.

Daniel Craig bir ikonu canlandırırken bir başkası da arkada, Bond’un ünlü Aston Martin’i…

Como Gölü, İskoçya yüksek topraklarındaki malikaneler, Avusturya Alpleri, Hindistan göl sarayları, Venedik ve ikinci Roma’nın başkenti olarak ağa tabi olan İstanbul’da izleyici öyle inanıyoruz ki, film aksiyona dair tüm öğelerin silindiği bir drama izlemeye de razı olabilecek bu duyguyu hissedebiliyordu. – Duyguyu açıklamak için ifade edebiliriz ki, bunun bir başka örneği de konumuz olmasa da 2008 yılı yapımı Kaiju filmi Cloverfield‘dir. Film canavarın ortaya çıkışına kadarki 45 dakika içinde 2000’lerin hit gençlik dizilerinden aşağı kalmayan bağımsız bir performans sergiler-.

Bond’un “Old Money / Eski Para”sı, devletin derinliklerine, köklü kulüplere ve aristokrasiye dayalıydı. Smokini bir kıyafet değil, Britanya İmparatorluğu’nun -veya Batı medeniyetinin- bir temsiliydi. Lüksün içinde “eğlenmez”; o lüksün içinde operasyon yapardı. O lükse erişilmezdi, çünkü o lüks bir kabul içeriyordu. Kulübün onayı olmadan girilemeyen bu kastı Bond‘un aracı Aston Martin‘inde görmek mümkündü.

Tenet: (2020)

Benzer bir estetik Christopher Nolan‘ın 2010 yapımı filmi Tenet‘de kendini gösterir. Özellikle filmin ilk yarısı bir old money manifestosu gibidir. Filmin körtü adamı Sator (Kenneth Branagh) Amalfi açıklarında bir yatta operasyonlarını yönetmektedir. 11. yüzyıldan kalma bir malikane ve Sonsuzluk Terası / Terrazza dell’Infinito bin yıllık tarihi ile izleyicinin nefesini keser.

Zaten Oslo’daki yüksek seviyede bir sanat müzesinde operasyon yapıldığı için – yüksek sanat old money’inin en etkileyici öğesidir- manifestosunu veren film Hindistan’da bir buçuk milyar insanın üzerinde yükselen kulesi ve olağanüstü sarayı ile kendini iyice belli eder.

Alınma ama Brooks Brothers buralarda pek işlemez.

Ancak filmde old money konusunda görsel olduğu kadar en net sözlü ifade Sir Michael Crosby’den (Michael Caine) gelir. Filmin kahramanına –John David Washington‘un canlandırdığı karakterin adı protagonist/iyi adam’dır- Hampstead‘deki yemekte şöyle söyler: “Alınma ama Brooks Brothers buralarda pek işlemez.” Brooks Brothers Amerikan başkanlarını ve iş dünyasını giydiren markadır, ve eski değildir…

Hem İngiliz aristokrasisinin temsili hem de James Bond’un özüne bir saygı duruşu olan bu sahne ile popüler kültürün yeni medyumu bilgisayar oyunlarına geçiyoruz.

Hitman World of Assassination: (2016-2018-2021)

Ajan 47’nin aslında James Bond’dan ağır şekilde etkilenen karakterini bir başlık olarak da saygı duruşuna çeviren franchise World of Assassination görünmemenin sanatı olarak da kendini gösteriyordu. Sadece mekanları değil dünyayı yöneten çok küçük bir kesime burnunu sokan karakterimiz doğal olarak bu gücün en iyi tezahürlerine de yolculuk ediyordu.

Oyun temsil ettiği mekanları farklı isimlerle ansa da biz yine de Amalfi Sahili‘ni, İskoçya’daki antik bir ada olan kült merkezi Sgail adasını – ada gerçek değildir-, İngiliz kırsalındaki büyük bir aristokratik malikaneyi ve Bangkok’ta nehir kenarında, altın varaklı ve devasa heykelli o sömürge döneminden kalma, yüksek tavanlı ve ağır protokol içeren lüks oteli seçebiliyorduk.

Evet Maldivler ve Dubai gibi çok yüksek paraların gezdiği ancak eskimemiş mekanlar da oyunda kendine yer buluyordu ancak özellikle bir öğe oyunu tam anlamıyla old money yapıyordu: Diana “Penelope” Burnwood. Kendisi de bir aristokrat olan bu adeta eski paranın cisim bulmuş hali, Ajan 47’nin vahşi efektifliğini bu güç merkezlerinde tanınmaz veya daha doğru bir ifade ile sırıtmaz kılan unsurdu.

Dünyanın tepesinde iki ortak; Diana ve Agent 47.

Bitirmeden önce özellikle çok lokasyon içeren filmleri özellikle seçtiğimizi, elbette ki Stanley Kubrick‘in Eyes Wide Shut‘ı, Tinto Brass‘ın Caligula‘sı ve Fellini‘nin Roma‘sı gibi daha az görsel öğe ile konuya daha derin bakan yapımları da unutmadığımızı ancak old money konseptinin bu “kötücül” yanını biraz da bilerek es geçtiğimizi belirterek, bu mini denememize son veriyoruz. Yeni denemelerde buluşmak dileğiyle…

Yazıyı beğendiniz mi?

Ortalama puan 0 / 5. Oylama sayısı: 0

Bunu oylayan ilk kişi olun

RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
Follow Me
YouTube
YouTube
Instagram

Cevap Yaz

Oturum aç:

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir