Annesi, altı buçuk yaşındaki oğlu Ahmet’e evin telefonunu kapatmasını üçüncü kez söylüyordu. “Oğlum kapatsana telefonu, telefon böyle kullanılmaz.” “Yaaa, git.” Ahmet ise herşeye rağmen matematik problemlerini en iyi arkadaşı Mehmet’le paylaşmaya kararlıydı, tıpkı annesinin de telefonu kapattırmaya karalı olduğu gibi… “İki artı iki eşittir dört. İki artı üç eşittir beş. İki artı dört eşittir altı.” Sonunda annesi telefonun diline bastı. “Yaaa. Bitmemişti daha. Aaaaaaa!..” Annesi, çocuğunu üzmek istemiyordu aslında. Ama 1985 Türkiyesi’nde evlerine yeni bağlattıkları […]
Devamını Oku »
