Filarmoni Orkestrası Progressive Metal Grubuyla Buluşunca; 30. Yılın Kutlu Olsun Symphony X

Bunu Paylaşın

New Jersey eyaletinin benim müzik kültürümde büyük bir önemi olduğunu belirterek başlamak istiyorum. En çok dinlemekten zevk aldığım iki grup Amerika’nın bu eyaletinde kuruldu. Birisi efsane Hard Rock grubu Bon Jovi, diğeri ise şarkı yazımı, kompozisyon, icra ve sözler ele alındığında bence gezegendeki en saygı duyulası Rock gruplarından birisi olan Symphony X.

Yıl 1994, Michael Romeo adında yetenekli bir gitarist etkisi altında olduğu klasik müzik unsurlarını son derece ustaca kullandığı gitarıyla birleştirmek ister ve solo albümü ‘The Dark Chapter’ buna vesile olacak olaylar zincirinin başlangıcı olur.

Albümü dinleyen Japon plak firması Zero Corporation, Romeo’ya tabiri caizse git kendine bir grup kur ve formülünü geliştir der. Formülasyon çok basittir. Ve bir o kadar karmaşık.

Romeo, konservatuar eğitimi almamasına rağmen müzik teorisi, orkestrasyon, kompozisyon, klasik gitar teknikleri ve temel piyano teknikleri üzerinde uzun zaman harcamış, özel dersler almış bir müzisyendir. Hatta bir röportajında bizzat duyduğum şekliyle ‘Klasik müzik bestecilerini gitar ustalarından daha çok analiz ettim’ der.

Tüm bu parçalar bir araya geldiğinde grubun alameti farikası olan senfonik alt yapıyı tüm albümlerinde dozu farklılaşsa da duymak mümkün oluyor. Oraya buraya serpilmiş neo-klasik unsurlar yerine, ciddi zaman harcanmış, kafa yorulmuş orkestrasyonlar duyuluyor.

Romeo, New Jersey’e döner dönmez kendi kalibresinde elemanlar aramaya başlar. Michael Pinella adında klasik müzik eğitimi almış bir metal/progressive klavyecisi ile iletişime geçer ve hemen anlaşırlar. Aynı dili konuşuyorlardır. O zamandan beri devam eden bu nadir ortaklık bu nadide grubun tahin-pekmezidir.

Bas gitarist Thomas Miller de müzik çevrelerinde bilinen bir müzisyen ve Romeo’nun radarındaki bir sonraki hedefti. Progressive Rock/Metal türlerinde bir şeyler yapmaya niyetiniz varsa ve sağlam bir davulcunuz yoksa en fazla bir sonraki köşeye kadar gidersiniz. İşin makine dairesidir bu müzisyenlerdir ve Jason Rullo’yu dinler dinlemez Romeo aradığı makineyi bulduğunu anlar. Sadece teknikleriyle değil yazdıkları partisyonlarla da bu iki müzisyen ilerleyen dönemlerde efsane konumuna geleceklerdir.

Seçkin tayfanın son üyesi Rod Tyler’dır. Dünyadaki en büyük Russell Allen hayranlarından birisi olduğum için ne yazsam hakaret olacak, o yüzden ilk albüm olan Symphony X’ e verdiği katkıdan dolayı kendisine teşekkür ederek bu bölümü kapatmak istiyorum.

Düşününce aslında Rod Tyler’a daha büyük bir teşekkür borcum olduğunu fark ettim. Zira Rod Tyler’ın devamlılık sorunu baş göstermeseydi belki de bu grup için İstanbul’un bir yerinde bu adam bir yazı yazmıyor olacaktı.

İlk albüm Japon firmasının etiketiyle piyasaya çıkar ve ikinci albüm için çalışmalar başladığında bir grubun gideceği yönü en çok belirleyen unsur olan vokalist sorunu baş gösterir. Yerel gruplarda şarkı söyleyen Russell Allen ile deneme yapılır ve sonuç, Romeo’nun söylediği şekliyle ‘duyduğumuzda işte bu dedik’tir.

İkinci albüm 1995 yılında çıkan Damnation Game’dir. Üç oktavı geçen güçlü bariton/tenor karışımı sesine ek olarak, kirli/temiz vokal geçişlerini inanılmaz bir doğallıkla yapan ve orta aralığı çok güçlü, kararlı olan yeni vokalist bir anda gruba lig atlatır ve albüm, rock/heavy metal dinleyicilerinin dikkatini çeker.

1997 yılında ise gerçek patlamayı yaparlar ki o albümü Akmar Pasajı’nda almadan önce ilk dinlediğim anı dün gibi hatırlıyorum. Of Sin and Shadows başladığında ‘işte aradığım bu’ demiştim.Belki de müzisyenlerin yaptığı Rock yerine imajın kabiliyeti yendiği dönemleri de yaşadığım için…

Bu albüm prog-metal için bir başyapıt olarak kabul edilmektedir. Albümün isim parçası 20 dakikadan uzun süresiyle Romeo ve arkadaşlarının neler yapabileceğinin en açık göstergesidir. Koro-klasik enstrüman-rock unsurları o kadar yerinde kullanılmıştır ki tekrar tekrar dinlemek istersiniz…

1998 yılına geldiğimizde Twilight In Olympus’u yayınlarlar. Bu albümde Jason Rullo sağlık sorunları nedeniyle gruptan ayırılır ve Tom Walling albümde yer alır.

Smoke and Mirrors, Church of the Machine ve Through the Looking Glass anında hayranların favorileri haline gelecektir.

Look to the other side, reach the undefined

Curious to what she doesn’t know

Step through the empty air, reveal what wasn’t there

A fantasy-her looking glass world

Is it as it seems? Or just a dream within a dream

(dream within, dream within a dream)

Like she’s been here before, locked behind the door

Held within the grasp of mystic hands

Everything’s so strange, the same but rearranged

Through a bird’s eye view-Can it all be true?

The final answer she seeks, with the three to be crowned Queen

Essence of rule divides the land-YEAH!

Dark shape, above in the sky, captures her prismatic eye

Again she walks in wonder, With no, with no tearful good-byes

Alice…Alice…Run Alice…Run

And there she stood, in misery

Searching for the final ring within

A dream, (dream within a dream)

Dream within a dream

“I’m not afraid…”

Scepter in hand-all the numbers so deceiving

The small dreaming child who wears the crown

Watches the pieces falling down

Like knights in the game-her next move is so unsure

‘Waken the Queen of Nevermore

Hidden behind the royal doors

White on her right, Red on her left

Talking in riddles, on ears fallen deaf

“Stop with all the lies”, all the questions so confusing

Answer the riddles they deny, losing hope, the child cries

Dream on…

Do you believe…all the things that you’re seeing are true?

The start’s where the end’s leading you

Do you believe…all’s as twisted as one would perceive?

Seek the answers…and soon you’ll believe

The royal child, in a rage of desperate fury

Shattering all that lies before, screaming dolls fall to the floor

Now remove the masque, that’s obscuring this dimension

Illusions so clear to me now, her invention is unwound

Escape the dream- like an unwritten book

There at my feet-lies the knight, the queen and the rook

Dream on…

Do you believe…all the things that you’re seeing are true?

The start’s where the end’s leading you

Do you believe…all’s as twisted as one would perceive?

Seek the answers…and soon you’ll believe

Dream on…

Do you believe…all the things that you’re seeing are true?

The start’s where the end’s leading you

Do you believe…all’s as twisted as one would perceive?

Seek the answers…and soon you’ll believe

Milenyum değişir ve Symphony X, bu büyük olayı The New Mythology Suite albümü ile şereflendirir. Bu albümde Rullo gruba geri dönmüştür ve grup her zamanki gibi son derece tutarlı ve kendine has tarzını yansıtmaktadır.

2002 The OddyseyHomeros’un Odysseia Destanı’nın anlatıldığı 24 dakikalık epik parçanın damga vurduğu albüm grubun imza albümlerinden birisi olarak diskografilerindeki yerini alır. Odysseus’un Truva Savaşı sonrasındaki eve dönüş yolculuğunu müthiş bir başarıyla dinleyiciye sunan grup klasik müzik temelli motifleri progresif-metal ile müthiş harmanlayarak bir başyapıt sunar.

2007-2011 ve 2015 yıllarında sırasıyla Paradise Lost-Iconoclast ve Underworld isimli albümleri Allen-Romeo-Pinnella-LePond – Rullo kadrosuyla çıkartan grup daha sert daha az klasik müzik öğelerinin kullanıldığı bir döneme girmiştir. Bu dönem Symphony X için yeni bir dönemi işaret etmektedir.

Yürüyüşe ya da koşuya mı çıkacaksınız ya da güzel bir kitap eşliğinde bir pazar sabahını mı geçirmek istiyorsunuz, ya da PS‘de yeni bir oyuna mı başlayacaksınız? İşte size tüm bu farklı aktiviteleri yaparken eşlik edecek, müthiş yetenekli bir grup müzisyen… Ülkemize bir kez gelerek konser veren grubun yeni albümünü sadık dinleyicileri büyük bir heyecanla bekliyor.

İyi dinlemeler dilerim.

Yazıyı beğendiniz mi?

Ortalama puan 0 / 5. Oylama sayısı: 0

Bunu oylayan ilk kişi olun

RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
Follow Me
YouTube
YouTube
Instagram

Cevap Yaz

Oturum aç:

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir