Evet, bugün ünlü besteci Hans Zimmer‘in müzikal başyapıtlarından biri olan ve Ridley Scott imzalı Gladiator / Gladyatör (2000) filminin soundtrack albümünden bir seçki karşınızda olacağız. Ancak bu sefer bir de siyasi bağlamımız var.
Yakın dönemde Venezuela başkanı Nicolas Maduro‘yu sarayından kaçıran, Gazze’ye dair adımları son derece geç ve yetersiz olup şimdi de İran’a yeni bir saldırı için bölgeye yığınak yapan yine kendi ülkesinde de ICE / gümrük polisinin bir tür rejim paramiliter koluna dönüşmesi ile özellikle Minnesota eyaletinde ciddi faşizan eylemlerde bulunan günümüz Amerikan yönetimi ile büyük Roma’nın ihtişamı içindeki çöküntüyü eşleştireceğimiz bir seçki olacak bu.
Dolayısıyla biz de dahi müzisyen Hans Zimmer’in genelde güç teması ile hatırlanan ancak aslında son derece çok boyutlu soundtrack albümü ile kendi çapımızda bir not düşeceğiz tarihe.
İlk temamız “The Battle / Muharebe” olacak. Görkem, güç ve sonundaki bedelin anlatıldığı bu on dakikadan uzun tema, belli başlı kreşendo anları ile ruhu yükseltip finalinde dinleyiciye bir roller coaster yolculuğunun sonuna gelmiş gibi hissettirse de, bu savaşın Germen topraklarında bağımsız kalmak isteyen Germen kabilelerine karşı yapıldığını hatırlatmak önemli.
İkinci temamız “Glory of Rome / Roma’nın İhtişamı”, iki karakterli yapısı ile direkt bir mesaj veriyordu. En güzel gül bahçelerinin gübre ile beslenmiş toprakta çıkması gibi, temanın da ilk yarısı adeta bir yaşam mücadelesi, tansiyonun sürekli arttığı bir pusuyu andıran imparatorluk geneli hayatı, ikinci yarısı ise tüm sistemin genel menfaat sağlayıcısı Roma’nın görkemini yansıtmaktaydı. Geçişteki doğu ve batı yansıması da rahatlıkla duyulabilmekteydi üstelik.
The Battle’in müzikal altyapısını kullanan sıradaki tema “Barbarian Horde / Barbar Sürüsü” ise sadece Amerika Birleşik Devletleri değil tüm dünyanın tavrının bir habercisi gibiydi adeta. Yıllar önce işgal ve yok edilen denizci Kartaca‘nın istilasını barbarlara karşı bir zafer olarak kutlayan bir sistem ve aslında Colosseum‘daki bir idam sahnesini çılgınca bir hype ile izleyen seyirciler! Sosyal medyanın ayak sesleri…
“Am I not merciful? / Merhametli değil miyim?” Joaquin Phoenix‘in olağanüstü yorumuyla canlandırdığı ruhi dengeden mahrum ve düpedüz korkunç kötü yetiştirilmiş imparator Commodus‘un, derin bir görüyle değerlendirildiğinde iç parçalayan çığlığına eşlik eden ve bizce albümün açık ara en iyi temasına geldi sıra. Her ne kadar travmalar ve açık mantık sakımları kişisel bir trajedi olsa da tüm dünyayı etkileyecek bir mevkide yaşanmaları o gün de bugün de büyük toplu trajedilere yol açıyor. Merhametli değil miyim? / Bir Nobel‘i hak etmiyor muyum? var sırada.
Son temamız, daha doğrusu Lisa Gerrard‘ın film için seslendirdiği orijinal film şarkısı “Now We Are Free / Artık Özgürüz” ile veda edeceğiz sizlere. Russell Crow‘un canlandırdığı Maximus‘un hayatıyla bedelini ödediği Roma’nın bağımsızlığı gibi, Amerikan halkının da bağımsızlığı için bugün özellikle Minnesota eyaletinde yaşananlarla ilintili olarak seçtiğimiz temaya ve tüm seçkiye dair adaletin gerektirdiği küçük bir açıklama yapmamız önemli.
Elbette ki, hakim karakterli bir tür olan insanın her düzeyde bir yönetici sınıfı, güç odağı ve yetkili organları olacaktır. Ve yine elbette ki her dönemin bir de regüle edici gücü… En azından bizim fikrimiz o ki, herkesin memnun edilemeyeceği gerçeği de göz önüne alındığında demokratik bir Amerikan süper güç düzeni hala alternatiflerine göre daha tercih edilebilir olabilir. Ancak “MAGA / Make America Great Again / Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” mottosu ile yönetilen bir Amerika’nın ne dünyaya ne de kendi ülkesine getirebileceği bir Pax-Americana olamayacaktır. Tıpkı Pax-Romana‘nın Gadyatör evrenindeki Strength and Honour ile temsil edilememesi gibi…
Gladyatör filmi özelinde ve güç ilişkileri genelinde planlıca yazılmış bu senaryo ve onun ruhunu yansıtan soundtrack albümüne dair seçkimizin sonunda bir yandan bu sanatsal dehayı kutluyor diğer yandan da çeyrek asır sonra dünya olarak geldiğimiz bu yerden dolayı üzüntümüzü bir şerh olarak düşüyoruz. Daha güzel günlere tekrar erişmek dileğiyle, esen kalın.
İlginizi Çekebilir
Bu Sefer de Sinemalardan Geçen Bir Ramazan Kl...
S.Volkan Gün’den Keyifli Bir inceleme: Heavy ...
Çağdaş Kompozitörler Serisi-1: Yaşayan Bir Kl...

Merhaba, ben Murat B.Sarı. Eğer sitemizi ilk döneminde takip ettiyseniz beni “Yarıaydın” olarak hatırlayabilirsiniz. Aslında bu rumuz hakkımda oldukça açıklayıcı denilebilir. Yani şu evrendeki bilginin ne kadarına hakim olabilir ki insan? Günümüz dünyasında “T” insan olmak makbul ve ben uzmanlığımın sanata dair herşey hakkında olmasını yeğliyorum. Umarım bunu birlikte başarırız. Yeni maceralarda görüşmek dileğiyle…
