Avukat Mehmet Yeşil o sabah aracını adliyenin otoparkına park edip, cübbesini ve çantasını birer eline aldığında, aklındaki konu, biraz sonra gireceği izale-i şüyu davası değil başka bir şeydi. Bununla birlikte bunu açık edecek de değildi, bu onun küçük gizli sırrıydı. “Oooo, Mehmet Bey, günaydın. Düşünceli görünüyorsun?..” “Vay vay vay, Rıfat’cığım, yok ya bir şey, sabah mahmurluğu, sen nasılsın?” “Çok şükür. Kaç davan var bugün?” “İki tane” “Sonra” “Sonra yazıhaneye geçeceğim.” “Öğlen yemeği birlikte yiyelim öyle […]
Devamını Oku »
