Milli takımımızın Dünya Kupası‘na katılmasını kutlamak açısından bakarsak belki biraz geç kaldık ama bugün, futbol tarihi olduğu kadar sanat ve dünya tarihinin de ipuçlarını içeren Dünya Kupası afişlerine tekrar dönüyoruz. 1974’den 1998’e kadar milenyumun son dünya kupalarını işleyeceğimiz bu ikinci galerimize hoş geldiniz.
Bu vesileyle uzun yıllar ülkemizde çalışan ve bizlere büyük mutluluklar yaşatan, Romen ve dünya futbolunun büyük ismi Mircea Lucescu‘yu da anıyor ve kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.
10- 1974 Dünya Kupası – Ev Sahibi: Almanya, Kazanan: Almanya
Horst Schäfer‘in tasarımı, 1970’lerin Almanya’sı olduğu kadar Dünyası’nın da önemli bir özelliğini vurgulamaktaydı; hareket. Afişin bir başka özelliği ise sol üst köşedeki WM 74 ibaresidir. Almanca Weltmeisterschaft anlamına gelen ibare başlı başına bir markadır. Bu Almanya’da düzenlenen Dünya Kupası değil Almanya Dünya Kupasıdır ve eşi de yoktur…
11- 1978 Dünya Kupası – Ev Sahibi: Arjantin, Kazanan: Arjantin
Her ne kadar yüzler belirsiz olsa da Arjantin formasıyla sevinen iki futbolcunun verdiği hava bir latin sıcaklığı ve coşkusu içeriyordu. Noktalardan oluşan ve bütünün farklı birlik ve beraberliğini vurgulamakla birlikte Arjantin cuntasının reklamının hissedildiği bir afişten bahsedilebilirdi. Hollanda’nın iki finalde de rakiplerinden çok daha iyi oynayıp kaybettiği finallerin ikincisinin, Kempes‘in finalinin afişiydi 1978 afişi.
12- 1982 Dünya Kupası – Ev Sahibi: İspanya, Kazanan: İtalya
Holanda’ya yazık eden Kempes’in 1978’inden Rossi‘nin, Brezilya’ya yazık eden 1982 Dünya Kupası‘na gidiyoruz. İspanya sürrealizminin dev ismi Joan Miro‘nun tasarladığı afiş, futbol oynadığı kadar flamengo’da oynayan bir uzaylıyı adeta bir festivalde resmeder. 1978’in coşkulu ancak diktatöryel planlılığı 1982’de Franco sonrası İspanya’da yerini gerçek neşeye bırakmıştır. Afiş, İspanya sanatının zirvelerinden biridir.
13- 1986 Dünya Kupası – Ev Sahibi: Meksika, Kazanan: Arjantin
Maradona‘nın kupası… 1986 tam anlamıyla dünyaya Maradona fenomenini hediye etmekle kalmamış bu satırların yazarlarının da ilk izlediği ve hayal meyal hatırladığı Dünya Kupası olmuştur. 1970’den on altı yıl sonra kahramanca bir çaba ile Dünya Kupası’na tekrar ev sahipliği yapan Meksika dünyayı birleştiren futbol topunu, tıpkı 1970 afişindeki gibi tasarlayarak bir geleneği ve kapasitesini de ilan etmiş olur. Bu arada acı biber Pique‘nin olağanüstü sevimliliği de maskotlar sıralamasında en üstlerdedir.
14- 1990 Dünya Kupası – Ev Sahibi: İtalya, Kazanan: Almanya
Eski ve siyah beyaz Kolezyum‘un içindeki modern gladyatör dövüşünü temsil eden renkli futbol sahası ve bayrakları ile İtalya 90 afişi geçmiş ile geleceği, mükemmel geometrik dengesi ile hem bir antika hem de modern bir sanat eseri olarak sergiliyordu. İtalya’nın dünyanın tasarım başkenti olduğunu kanıtlayan afiş kişisel favorilerimizden.
15- 1994 Dünya Kupası – Ev Sahibi: ABD, Kazanan: Brezilya
Çok Amerikan bir logoyla karşı karşıyayız, Amerikan bayrağı, uzaya çıkan bir top ve ardındaki çizgileri ve izleyiciyi adeta “kaboom” yazısını aratan bir tasarım. Ve tabi ki her tür hediyelik eşya için uygun çocuksu bir pop art. Pek favorilerimizden sayılmazdı ancak Amerika’yı vurgulamak açısından başarılıydı afiş, futbolun yaygınlaştırılmaya çalıştığı bir dünya ve ülkede olması gereken buydu belki de.
16- 1998 Dünya Kupası – Ev Sahibi: Fransa, Kazanan: Fransa
Tıpkı Amerika gibi üç renkli olan bu afiş, Fransa’nın en azından Paris’ten ibaret olmadığını; yaşamın hızını, sokak kültürünü ve kozmopolit yapısını çizgileri ile çok başarılı veren bir afiş olarak hafızalara kazınmıştı. Elbette son Dünya Kupaları’nın afişleri artık tek afişten değil bir kurumsal kimlik çalışmasından meydana geliyordu ancak bu afiş, hızı ve canlılığı ifade eden o mavi ibikle, basit ama temel farklarla benzeri Amerikan afişinden çok üstündü ve aynı ibikle çok da Fransızdı. Böylece bir milenyum da bitmiş oldu. Tekrar görüşmek dileğiyle…
İlginizi Çekebilir
Distopyan ve Ütopik; Modern Sanatta Postmoder...
Fantastik Dünyaların Mahir Ressamı Rodney Mat...
Fantastik Edebiyatın Ana Karakterleri-1; Ejde...

Merhaba, ben Murat B.Sarı. Eğer sitemizi ilk döneminde takip ettiyseniz beni “Yarıaydın” olarak hatırlayabilirsiniz. Aslında bu rumuz hakkımda oldukça açıklayıcı denilebilir. Yani şu evrendeki bilginin ne kadarına hakim olabilir ki insan? Günümüz dünyasında “T” insan olmak makbul ve ben uzmanlığımın sanata dair herşey hakkında olmasını yeğliyorum. Umarım bunu birlikte başarırız. Yeni maceralarda görüşmek dileğiyle…







