Merhaba, ben Murat B.Sarı. Eğer sitemizi ilk döneminde takip ettiyseniz beni "Yarıaydın" olarak hatırlayabilirsiniz. Aslında bu rumuz hakkımda oldukça açıklayıcı denilebilir. Yani şu evrendeki bilginin ne kadarına hakim olabilir ki insan? Günümüz dünyasında "T" insan olmak makbul ve ben uzmanlığımın sanata dair herşey hakkında olmasını yeğliyorum. Umarım bunu birlikte başarırız. Yeni maceralarda görüşmek dileğiyle...
Annesi, altı buçuk yaşındaki oğlu Ahmet’e evin telefonunu kapatmasını üçüncü kez söylüyordu. “Oğlum kapatsana telefonu, telefon böyle kullanılmaz.” “Yaaa, git.” Ahmet ise herşeye rağmen matematik problemlerini en iyi arkadaşı Mehmet’le paylaşmaya kararlıydı, tıpkı annesinin de telefonu kapattırmaya karalı olduğu gibi… “İki artı iki eşittir dört. İki artı üç eşittir beş. İki artı dört eşittir altı.” Sonunda annesi telefonun diline bastı. “Yaaa. Bitmemişti daha. Aaaaaaa!..” Annesi, çocuğunu üzmek istemiyordu aslında. Ama 1985 Türkiyesi’nde evlerine yeni bağlattıkları […]
Devamını Oku »
Bugün, bir noktada tamamen plan dışı seyrettiğim ve düşündüğümden iyi çıkan bir filmle karşınızdayız; Morbius. Üstü kapalı anlatımlarla bile olsa spoiler/sürpriz bozan uyarımızı yaparak ve atık gelenek olduğu üzere fragmanla incelememize başlayalım dilerseniz. Filmin sinopsisi kısaca şöyle; dna diziliminden dolayı bir kan hastalığından mustarip küçük Michael (Jared Leto), dehasına dair verdiği işaretlerin sonuncusunu yeni oda arkadaşı Milo/Lucian’ı (Matt Smith)kurtarmak için gösterince, onlara bakan iyiliksever ve baba figürü doktor Emil Nicholas (Jared Harris) tarafından New York’ta […]
Devamını Oku »
Birlikte derin ancak aynı ölçüde eğlenceli işler yapan Dan Kwan ve Daniel Scheinert ikilisinin son filmi olarak karşımıza çıkan Everything Everywhere All At Once/Her Şey Her Yerde Aynı Anda bugünkü konumuz. Başlıkta belirttiğimiz gibi marjnal bir yapım olan filmin bağımsız -stüdyo dışı- da olduğunu belirterek başlayacağımız incelememiz öncesinde son bir not olarak spoiler/sürprizbozan uyarımızı yapalım ve adetimiz olduğu üzere fragmana geçelim. Film, Hong Kong’dan babasının rızasının halefine olarak ve optimistlikte sınırları aşmış sevgilisi Waymond (Ke […]
Devamını Oku »
Fantastik edebiyatın ikonik karakterlerine yaptığımız yolculuğun bu son demlerinde Goblinleri ağırlayacağız. Batı mitolojisinde farklı isim ve mahiyette zaten var olan bu ırk, bahse konu özelliği sebebiyle de birçok farklı platformda farklı tasvirlere konu olmuştur. Fantastik alemlerde kalabalık olmakla birlikte caydırıcılığı düşük topluluklar olarak resmedilen konuklarımız, cücelerin aynadaki aksı görevini yaparlar. Kötü tarafın teknisyenleri, mucitleri ve madencileri onlardır. Bunun temel sebebi de yine cüceler gibi dağları mesken tutmuş olmalarıdır. Tolkien evreninde ilk başta orklarla bir tutulan bu […]
Devamını Oku »
Kanadalı yazar Ann Leckie, 2013 yılında ve 47 yaşındayken ilk kitabı Ancillary Justice/Yardımcı Adaleti’ni yayınladığında bilim kurgu dünyasının beş büyük ödülünü birden kazanacağını düşünmüş müydü bilemeyiz, ancak daha sonra yazdığı ve ilki kadar çarpıcı olmasa da, yine de adaylıklar ve ödüller kazanan iki kitabı ile bilim kurgu dünyasını şimşek gibi çarpan bir üçleme bıraktı arkasında; evet Emperyal Radch’tan bahsediyoruz. Seriyi tanıtmadan önce spoiler/sürprizbozan uyarımızı yapalım ve her ne kadar bu bir film dosyası değilse de, […]
Devamını Oku »
Adam, apoletleri sökülmüş üniforması ile metalik bir masanın başındaki metalik sandalyede oturuyordu. Masanın yüzeyinden yansıyan lacivert rengin güzelliği, her ne kadar onu meşgul etse de, üniformasından sökülmüş altın düğmelerden kalan boşluklar bu manzarayı onun için alışılmışın dışında kılıyordu. Ama sadece o kadar… Artık bir değeri yoktu bunların. O bunları düşünürken, içeriye düzgün kesilmiş saçları ayrı, lacivert üniformasının üzerindeki altın apoletleri ve düğmeleri ayrı parlayan bir başka adam girdi. Bu adam bir “Koruyucu”ydu. Masayı sarmalayan dört […]
Devamını Oku »