kelimelerin gucu, kısa hikaye, fantastik, bilim kurgu, sinema, oyun, short story, fantasy, sci-fi, cinema, game, kurgusal.net
V Döneceğim gün kendimi tuhaf bir çıkmazın içinde hissediyorum. Yarım kalan bir şeyler yiyip bitiriyor yüreğimi. Zihnimde düşünceler birbirine saldırıyor. Soğuk burası. Ölüm gibi soğuk. Yalnızlıktan, fakirlikten, taş yüreklerden başka hiçbir şey yok. İki yüz gram ekmecik, biraz süt ve onlarca bardak demli çayla geçiriyorum günlerimi. Kafamda dolandırıp duruyorum bu Komiser Ekrem, Hoca Yahya, Kaymakam Fikret üçgenini. Gelinlik kız bunun neresinde? Gelinlik kız gelin bile değilmiş, diyorum kendi kendime. Belki de her şeyi uydurdum, böyle […]
Devamını Oku »
Gece ilerledi. Rams bulunduğu yerden Araf’ın uğursuz yaratıklarını ve bu dünyanın ruhu kararmış insanlarını izledi. Telaşlanmaya başlamıştı. Agrap’ın söylediklerini düşündü. Pek çok şey ona bağlıydı; ama ne esrarengiz sözde İki Dünya’nın Efendisi’nden ne de olmasını beklediği bir ayin ya da seremoniden iz vardı. Rams ne yapabileceğini düşünürken onu gördü. Oradaydı. Topallayarak yürüyordu. İğrenç burnu yamulmuş bir halde kalabalığın arasında ilerliyordu. Rams hemen merdivenlere yöneldi. Kontun bebeğini kaybettiği akşam terk edilmiş depo da bacağından yaralayıp tekmelediği […]
Devamını Oku »
IV Bir patırtı kütürtüye uyanıyorum; duvarlar sallanıyor. Boğuk çığlıklar, feryatlar, ağlayışlar. Geceye doğru kükreyen bir küfür; kısır doğmuş, ölü. Kafamı kaldırıp dikkat kesiliyorum. Salih Emmi’nin evinden geliyor gürültüler. Kedi gibi sıcağa yanaşıp onlara bitişik duvarla ocağın yanına kurdum yatağı, şimdi her şeyi duyuyorum. Salih Emmi kızını dövüyor. Kızın çığlıkları kulağımda patlıyor. Ürperdim. Midem bulandı. Ne yapacağımı bilemedim. Saate baktım geçe üç saat. Penceremden ay görünüyor, hemen yanında fotoğraf makinem; batarya zayıf. Bir tokat daha. Sıçradım. […]
Devamını Oku »
Beraber dışarı çıktıklarında Misa’nın sadık köpeğini hala ateşin başında uyurken buldular. Dev köpek böyle bir gecede yan yana savaşmak için iyi bir seçenekti ama Rams hayvanın bitkin haline baktı ve yalnız gitmeye karar verdi. Yeteri kadar hayat son bulmuştu. Rams, Agrap’ a döndüğünde adamın elinde sallanan deri bir şey gördü. ‘Bu bir muska. Benim geldiğim diyarlarda gecenin kötü yaratıklarının gözünden korunmak için bazı dualar vardır. İşte burada o dualardan birisi yazıyor. Oraya girdiğinde seni hiçbirisi […]
Devamını Oku »
III Ertesi sabah buz gibi taşra gününe uyanıyorum. Ateşin yanında, uyku tulumumun içinde yatmama rağmen ısınamadım dün gece. Bugün ise plan şu; doğduğum evi bulacağım. Elimde ne bir adres ne bir kapı numarası. Yalnız siyah beyaz, şipşak bir fotoğraf. Beyaz yemenisiyle annem beni kucağında tutuyor; kundaktayım. Babam hemen yanında, bir kirişin yanında bekliyor. Uzaklara bakıyor. Bir sene sonra ölecek. Annem şehre, kardeşlerinin yanına gelecek. Köyün öyküsü böylece son bulacak onlar için. Nasıl bulacağım bu evi? […]
Devamını Oku »
Şehrin sokaklarında bu gece kimse yoktu. Yağmur tüm şiddetiyle devam ediyordu. Arsız, hırsız ve uğursuzların hepsi tıpkı fareler gibi saklanacak bir delik bulmuşlar yağmurun dinmesini bekliyorlardı. Rams ve Togga’nın kaybedecek zamanı yoktu. Böyle ıslak bir gecede uzun sayılabilecek bir yürüyüşün ardından şehir meydanına vardılar. Tam on iki yolun kesiştiği noktada bulunan meydana geldiklerinde dev köpek sağına doğru yönelerek yürümeye devam etti. Rams, kedigözlerini takmış, eli Goblin Katili’nde hayvanı takip ediyordu. ‘Bu tarafa mı dostum? Sanırım […]
Devamını Oku »