Star Wars Evreni’nin Son Yapımı Sağlam Geliyor: Ahsoka

Bunu Paylaşın

Her ne kadar bu dönemde yayıncı platform ile milletçe pek barışık olmasak da Star Wars evreninin kendine özgü tüzel kişiliği ve hayran kitlesinin platformlar üstü yapısı nedeniyle bugün dizi sekmemizde Ahsoka’yı işliyoruz. Klasik, spoiler uyarımız ve fragman ile başlayalım.

Star Wars Rebels animatik dizisinden kaynağını alan bir yapım olan Ahsoka’nın sinopsisi şöyle; İmparatorluğun yıkılışından kısa bir süre sonra ve Yeni Cumhuriyet yönetimi tekrar ele alırken yaşanan biraz da dağınık dönemde, Ahsoka, İmparatorluk Büyük Amirali Thrawn’ın yaşıyor olabileceğinden hareketle serinin önemli karakterlerinden Morgan Elsbeth’i yakalar ve onu konuşturur.

Thrawn arayışı; Ahsoka, Morgan Elsbeth, onu tutsaklıktan kurtaran eski jedi Baylan Skoll, çırağı Shin Hati ve Ahsoka’nın terk ettiği “padawan”ı Sabine Wren’in yollarının kessişmesine sebep olacak, uzak çok uzak galaksi dışındaki galaksilere, aşka, dostluğa ve antik gizemlere açılan bir pencere olacaktır.

Yapımla ilgili söyleyebileceğimiz ilk şey, Ahsoka’nın benim gibi Star Wars Genişletilmiş Evreni hakkında mütevazı bilgiye sahip kitleleri hemen içine çekebildiği olacak. Ahsoka, olayların gelişimi ve varacağı yer kadar, sebepleri de merak ettiren çok doğru bir senaryo yapısı ve tempoya sahip.

Bir başka önemli nokta, evrenin en azından materyalin misafir kitleleri için belki biraz fazla siyah ve beyaz yapısını grileştirmek konusunda yeni başlıklarının takip ettiği yolu devam ettirmesi. Klon Savaşları ve İmparatorluk’tan sonraki çalkalanma sürecinde paralı asker olan Jedi‘lar, savaştan kar elde eden ve her iki tarafa da satış yapan “Yatırımcılar” veya kritik tersanelerde İkinci Dünya Savaşı sonrası müttefikler için çalışan eski Nazi subayları alegorisi olan yapılanmalar görmek aslında son derece hoş.

Yine Star Wars evrenindeki sempatik ve karakter sahibi Droid’lere bir örnek olarak Huyang’ı görmek keyif verici olduğu kadar, gramer ve retorik alanında bir ders niteliğinde adeta.

Genişletilmiş evrenin uzak uzak galaksisinden daha da uzak olan ve antik harabelerdeki kalıntıları ile gizemi arttırmakla kalmayıp, 70’ler estetiği üzerine kurulu Star Wars görsel dünyasına nazaran net bir şekilde daha gelişmiş bir teknolojiye ve üstünlüğe de refere eden gizem de büyük bir özenin ürünü.

Ahsoka’nın bir başka özelliği de karakterler ve karakterler arası tarihçeler ile ilişkilerden örülmüş olması. Çiftler halinde işlenen bu ilişkilerin en önemlisi elbette Ahsoka ve eski çırağı Sabine arasında geçiyor, “once a rebel always a rebel/bir kere asi her zaman asi” Sabine’in şikayet ettiği ama onayını aradığı anne figürü ile yaramaz çocuğundan sürekli şikayet eden ama ruhunda kendi gençliğini gören anne Ahsoka kimyası oyuncuların da performansı ile son derece başarılı çalışıyor.

Diğer çiftler ise Sabine ile umuda tutunarak aradığı Ezra ve aynanın aksindeki eski Jedi Baylan Skoll ile çırağı Shin Ati’den oluşuyor. İlişkilerdeki bazı anlar klişe olsa da bazıları bilinçli olarak gizlenmiş ancak yine bilinçli olarak ipuçları da içeriyor.

Bir başka deyişle Sabine’in, Ahsoka’nın kesin yasağına rağmen haritayı çalması ne kadar açık ve bilinçli yazılmışsa, Morghan Elsbeth’ten sürekli şüphelenen genç Shin’in olayların bir noktasında taraf değiştireceğine dair ipuçları da o kadar gizli ama bilinçli yazılmış.

Buradan önemli bir noktaya da değinelim. Star Wars Rebels izleyicileri için bilinen birçok konsept olduğu açık olduğu için bazı tahminlerimiz ve yorumlarımız zaten bilinen olgular olabilir. Bununla birlikte ilk iki bölüm için yaptığımız bu incelemeyi tüm sezon için Star Wars Genişletilmiş Evreninde uzman bir kalem ile tamamlamak niyetinde olduğumuzu da bu vesile ile ifade edelim.

Oyuncular ve oyunculuklardan bahsedersek, özellikle Rosario Dawson ve geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz ünlü oyuncu Ray Stevenson‘un kadrosunda bulunması dizinin kalibresi hakkında zaten bir fikir veriyor. Her iki isim de görevlerini layıkıyla yapsalar da, biraz önce de belirttiğimiz gibi olgun ve çırağı ile yaşadığı anne kız ilişkisini mükemmel yansıtan Rosario Dawson’un ödül kovalayabilecek düzeyde olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Ancak bir rezervle;

İlgili rezervin kaynağı farklı olabilir ancak öyle görünüyor ki, Rosario Dawson’un dövüş koreagrafisine dair seviyesi tüm yapımdaki seviyeyi etkilemiş görünüyor. Bir başka deyişle ışın kılıcı düelloları bazı ikonik anlarına rağmen tempo olarak beklenebilecek düzeyin altında kalıyor. Oyuncudan bağımsız olarak Yeni Cumhuriyet güvenlik kuvvetlerinin özellikle mi bu kadar yetersiz temsil ediliyor oluşu bir başka konu başlığı.

Oyunculuklara geri dönersek, Ahsoka’nın madalyonunun diğer tarafındaki Sabine’i canlandıran Natasha Liu Bordizzo’nun da çok başarılı bir performans gösterdiğini ve yapımın toplam başarısında büyük rol oynadığını yine ifade etmemiz gerekir. Morghan Elsbeth rolündeki Daina Lee Inosanto ve General Hera Syndulla rolündeki Mary Elisabeth Winstead’in biraz dramatik kaldıklarını -ki yapımda fazla dramatizasyon genel bir eksi olarak dikkat çekiyor- ifade edebiliriz.

Yine daha önce ifade ettiğimiz gibi, gelecekteki bir taraf değiştirme kaygısı ve gerginliğini çok başarılı veren Shin Hati rolündeki Ivanna Sakhno’nun da iltifata değer bir performans verdiği görülüyor. Son olarak çok başarılı bir seslendirme performansından bahsetmeliyiz; David Tennant, droid Huyang rolünde son derece keyifli bir iş çıkartmış.

Birinci sınıf bir zanaat işi olan Ahsoka’nın müzikleri özellikle antik harabeler ve gizem temelinde son derece başarılı. Yine efektler de yapımın hakkını veriyor.

Ahsoka sadece Star Wars hayranları için değil, misafir izleyiciler için de güzel bir materyal. Tavsiye ediyoruz.

Yazıyı beğendiniz mi?

Ortalama puan 5 / 5. Oylama sayısı: 1

Bunu oylayan ilk kişi olun

RSS
Follow by Email
Twitter
Visit Us
Follow Me
YouTube
YouTube
Instagram

Cevap Yaz

Oturum aç:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir