Kovboylar, yalnızlık ve heyecan. Vahşi Batı‘nın özellikle popüler kültürdeki bu temsilleri janrı sagalarla doldurmakla kalmadı, bir yalnız ve tehlikeli kovboy tipolojisini hayatlarımıza kattı. Biz de bu atmosferin en önemli öğelerinden birini konuk ediyoruz sitemizde bugün; kovboy filmlerinin soundtrack albümlerini. Daha önce janrın dev ismi Ennio Morricone‘ye zaten değindiğimiz için onu biraz daha geri tutacak olsak da, kendisine değindiğimiz dinletiyi de burada sizler için bırakıyoruz.
Bununla birlikte kovboy filmi söz konusu olunca spaghetti westernlerin kralı The Good, the bad and the ugly / İyi, Kötü, Çirkin dışarda bırakılamaz. Evet 1966’ye gidiyoruz, kuşakları aşan o melodiye…
1968’deyiz, Charles Brunson‘un isimsiz mızıkacısının –Man with a harmonica– adeta bir intikam meleği gibi ortalığı sakince kasıp kavurduğu Once Upon A Time In West‘..e. Bir Zamanlar Bir Batı‘da veya Batı’da Kan Var’ın ana teması ile usta kompozitör Ennio Morricone’den en azından bir süre için ayrılıyoruz. Bu arada gitarın kullanımına dikkat…
Magnificient Seven, dev bir kadro ile büyük Usta Akira Kurosowa‘nın Yedi Samuray‘ının bu yeniden çevrimi, 1960’da sinemalarda bir western fırtınası estirirken müziklerde de bir coşku ve iyimserlik kendini hissettiriyordu. Sinerji, adeta at üzerinde dört nala koşuyordu.
Butch Cassidy and the Sundance Kid; Robert Redford ve Paul Newman‘lı kadrosuyla janrı daha bireysel ve muzip bir yaklaşımla ele alırken, Blues’a göz kırpan ve sıcacık bir müzikle de türdeki bireyselleşmeyi müjdeliyordu. Raindrops Keep Fallin’ on My Head 1969’da 68 kuşağının kovboyunu temsil ediyordu. Sonu trajik de olsa…
Ennio Morricone ayrılığımız çok uzun süremedi ve ustanın daha az bilinen ama kesinlikle en özel temalarından biriyle döndük. Django Unchained (2012), Tarantino‘nun yeniden çevrimi, İtalyanca Ancora Qui. Hepsi sizler için.
Bonanza… 1959-1974 yılları arasında Amerika’da yayınlanan bu dizi ülkemizde X kuşağı ve öncesinin en sevdiği dizilerden biri olarak bizim için özel bir anlam taşıyor. İyimserlik, heyecan, bir ailenin etrafındaki sıcak ilişkiler ve light bir westernin temsilcisi Bonanza’nın Banjo’lu intro müziği ile devam ediyoruz.
Western janrına değinip de zamanımızın ana medyumu olma yolunda dev adımlarla ilerleyen oyun dünyasından bir örnek vermemek olmaz değil mi? Daha önce de sitemize konuk olan Red Dead Redemption ile devam ediyoruz. John Marston‘ın intikamını oyuncuya iliklerine kadar hissettiren tema American Venom karşınızda
Her ne kadar özellikle western filmleri ile tanınmasa da, soundtrack dünyasının tartışmasız en büyük ismi Hans Zimmer‘den bahsetmesek olmaz. Klasik eser William Tell Uvertürü‘nün üzerine The Lone Ranger / Maskeli Süvari ve Tonto‘nun temalarını da ustalıkla ekleyen Zimmer 2013 yapımı The Lone Ranger için adeta bir adrenalin bombası atmıştı ortaya.
Son temamıza geldi sıra, aslında Belçika menşeli olan bu karakter, western dünyasına o kadar samimi ve yeni bir soluk getirdi ki ülkemizde Red Kit ve orjinal adıyla Lucky Luke olarak Terrence Hill başta olmak üzere birçok ünlü yıldızın canlandırdığı bir karakter olarak beyazperde de boy gösterdi. Ancak biz çizgi filme döneceğiz ve bir vedaya yakışır şekilde, gölgesini vuran kovboyun enerjik introsunu değil I’m a Poor Lonesome Cowboy‘la ayrılacağız sizlerden. Yeni dinletilerde görüşmek üzere.
İlginizi Çekebilir
Bir Jenerasyonu Etkileyen B Sınıfı Aksiyon Fi...
Duygular ve Gelecekle İlgili Tadımlık Bir Din...
Retro'nun Ayak Sesleri - 10 Yıl Önce 10 Yıl S...

Merhaba, ben Murat B.Sarı. Eğer sitemizi ilk döneminde takip ettiyseniz beni “Yarıaydın” olarak hatırlayabilirsiniz. Aslında bu rumuz hakkımda oldukça açıklayıcı denilebilir. Yani şu evrendeki bilginin ne kadarına hakim olabilir ki insan? Günümüz dünyasında “T” insan olmak makbul ve ben uzmanlığımın sanata dair herşey hakkında olmasını yeğliyorum. Umarım bunu birlikte başarırız. Yeni maceralarda görüşmek dileğiyle…
