Tibor Magneff, iştahla yanan ateşin başında az pişmiş bifteğin tadına baktığını hayal ediyordu. Aslında kırsalda at sürdükleri iki gün süresince bu düşünce aklından hiç çıkmamıştı. Adi bir düzenbaz yüzünden buralara kadar gelmiş olmasının sıkıntısı her geçen an daha da artıyordu. Huysuz bir tavırla sordu; ‘Daha ne kadar var onbaşı?’ Onbaşı Chadsun komisyonerin sesindeki sabırsızlığı fark etmişti. ‘Az kaldı efendim.’ ‘Tahminen?’ ‘Yarım fersahtan biraz fazladır.’ İstikametleri ejderha saldırısına uğramış komşu kasaba Saadberg’di. Sabahın yeni olduğu anlarda […]
Devamını Oku »
