kelimelerin gucu, kısa hikaye, fantastik, bilim kurgu, sinema, oyun, short story, fantasy, sci-fi, cinema, game, kurgusal.net

Berdan Sarıgöl’den Yeni Saga: Atlantropa – İlk Kitap Bölüm 2

Birinci Bölüm- Yolculuğun Başlangıcı 2 Ekim 2312 günü, saat dokuzda, Stockholm’ün kuzey tarafında bulunan bir villanın önünde, altı tekerlekli, modifiye edilmiş Volvo 2000 arabasıyla birlikte Mustafa Akkoyunlu duruyordu. Geçirdiği iki yıla rağmen, bu şehrin soğuk havasına hala uyum sağlayamamıştı, hala üşüyordu. Villa, yanında duran modern evlerin yanında farklı duran tek şeydi, belli ki en az bir asır kadar eskiydi. Siyahın özellikle hakim olduğu bu ev, büyük çatıları, ön girişinde duran iki güvenlik kulesiyle ve karmaşık, […]

Devamını Oku »

Berdan Sarıgöl’den Yeni Saga: Atlantropa – İlk Kitap Bölüm 1

Giriş- Gizemli Görev Venedik… Atlantropa denilen bu zalim ve acımasız kıtanın ortasında, kızgın kumların içerisinde, Büyük Tuz Çölü’ne kıyısı olan tek şehir. Bu antik şehir, Atlantropa’nın başlangıcından beri var olan ve güneyde bulunan tek vaha. Vaktiyle, Atlantropa’dan önce bile Avrupa Birliği’nin en önemli şehirlerinden biri olduğu rivayet edilen Venedik, eskisinin içerisinde saklandığı, devasa bir kalıbın içerisinde, dağların üzerinden çölü izleyen yegane medeniyet parçasıydı yüzyıllardır. Eski kültürün izlerini ve belgelerini taşımasından dolayı özel bir yeri vardır […]

Devamını Oku »

Kısa Öykü: Beyaza Çalan Buz Mavisi Gözlü Vampir Kız

Taksim’de loş bir ışıkla aydınlanan kafede oturan üç kişiden biri olan Gökhan elindeki yer yer işaretlenmiş kağıtları çantasından çıkardığında, karşısındaki Mustafa ve ablası Pelin heyecan içindeydi. Gökhan “Evet” dedi “Senaryoyu, sinopsisi ve karakterleri inceledik. Hayal kurma konusunda ciddi bir yetenek var. Ortam uygun olursa, devamını iyi getirebilirsen ve kanal da kabul ederse çekilebilir. Yalnız bir konu var!” Bu sözler, bozuk sinirlerle gülümseyen Pelin’in ifadesini bir gıdım olsun değiştiremediğinden ne düşündüğü anlaşılamıyordu ama senaryoyu yazan Mustafa’yı […]

Devamını Oku »

23 Nisan’ın Büyük Çocuklarına Dair Bir Hikaye: İlk Tokat

Annesi, altı buçuk yaşındaki oğlu Ahmet’e evin telefonunu kapatmasını üçüncü kez söylüyordu. “Oğlum kapatsana telefonu, telefon böyle kullanılmaz.” “Yaaa, git.” Ahmet ise herşeye rağmen matematik problemlerini en iyi arkadaşı Mehmet’le paylaşmaya kararlıydı, tıpkı annesinin de telefonu kapattırmaya karalı olduğu gibi… “İki artı iki eşittir dört. İki artı üç eşittir beş. İki artı dört eşittir altı.” Sonunda annesi telefonun diline bastı. “Yaaa. Bitmemişti daha. Aaaaaaa!..” Annesi, çocuğunu üzmek istemiyordu aslında. Ama 1985 Türkiyesi’nde evlerine yeni bağlattıkları […]

Devamını Oku »

Felsefik Bir Bilim Kurgu Öyküsü: Platopolis

Adam, apoletleri sökülmüş üniforması ile metalik bir masanın başındaki metalik sandalyede oturuyordu. Masanın yüzeyinden yansıyan lacivert rengin güzelliği, her ne kadar onu meşgul etse de, üniformasından sökülmüş altın düğmelerden kalan boşluklar bu manzarayı onun için alışılmışın dışında kılıyordu. Ama sadece o kadar… Artık bir değeri yoktu bunların. O bunları düşünürken, içeriye düzgün kesilmiş saçları ayrı, lacivert üniformasının üzerindeki altın apoletleri ve düğmeleri ayrı parlayan bir başka adam girdi. Bu adam bir “Koruyucu”ydu. Masayı sarmalayan dört […]

Devamını Oku »

Bilim Kurgu Öykü: Mucize, Her Açıdan…

“Güzel gözlerin var, eğlenmek ister misin?” “Güzel gözlerin var, eğlenmek ister misin?” “Güzel gözlerin var, eğlenmek ister misin?” Daha kaç kere benimle konuşacaksın, senden kurtulmak için ne diye bağırmalıyım, Bailey’in Tavernasına git diye mi? “Güzel gözlerin var, eğlenmek ister misin?” Neyse gitti. Bazen çıldıracak gibi oluyorum. Scavenger beni her gördüğünde benimle konuşmak istiyor ve ben sadece “Güzel gözlerin var, eğlenmek ister misin?” deyip duruyorum. Bunun için mi yani her şey? “HEY MİLLET, SCAVENGER KOMARIA’YA FAST […]

Devamını Oku »
1 4 5 6 7 8 20