Daha önce dizi introları ile başladığımız nostalji serisinin ikinci ve son bölümüyle karşınızdayız bugün, konumuzda 80’li yıllara damga vuran çizgi film introları olacak. Bugün Hollywood‘a göz kırpan bazı yapımların da bulunduğu dosyamıza vakit geçirmeden başlayalım o zaman.
İlk intromuz aslında intro değil bir sekans ancak her bölümde karşımıza çıkan ve introdan çok daha etkili bir sekans: Voltron’un oluşturulması. 1984 yılında popüler kültüre giriş yapan aslanlar, küçük bir gecikme ile ülkemize ulaştığında pazar sabahlarının değişmezi olmuştu. Bugün Henry Cavill‘in başrolünde olacağı bir filmi de gündemde olan Voltron‘u oluşturuyoruz.
İkinci seçimimiz 1985 yapımı olan ve ülkemize neredeyse anında gelen bir anime olan Robotech olacak. Robotech, döneminde çok ses getirmiş olmakla birlikte belki de pek de çocuk materyali olmaması dolayısıyla zamanın testinden geçememişti. Bununla birlikte birçok benzerinin atası ve kaynağı olan yapım yine de anılmayı hak ediyor.
Sırada ağır bir top var. Listemizdeki yapımların en eskisi ve evrenin en güçlü adamı He-Man‘den bahsediyoruz. 1983 tarihli Filmation yapımı He-Man and the Masters of the Universe / He-man ve Kainatın Hakimleri o kadar ses getirdi ki 1987’de başrolünde Dolph Lundgren‘in bir live action filmi çekildi. Şimdi de çekiliyor… Türkçe versiyonu ile “Güç bende artık!” diye bağırmak isterdik ama TRT introsunu bulamadığımız için orjinal versiyonu paylaşıyor, “I have the power!” diye bağırıyoruz.
Her ne kadar listemizde kendisinden eski yapımlar olsa da sırada 1986 yapımı Defenders Of The Earth var. Ekranlarımızı 90’lı yıllarda bulan yapım tek tek önemli kahramanları ile ülkemizde popüler olsa da çizgi film olarak ilgi düzeyi çok da yükseklere çıkamamıştı. Ama intro ve hele yankılı finali… Dinliyoruz.
Bir başka efsane var sırada. Hollywood’da henüz kendine yer bulamamış ama dönem dönem live action için adı geçen bir yapım; Thundercats. 1985 yapımı çizgi film 90’lara uzanırken hayatımıza girdiğinde yeni bir jenerasyonu da müjdeliyordu, hem konusu hem de introsuyla.
Saber Rider and the Star Sheriffs, 1987 yapımı olup oldukça kısa bir zaman içinde ekranlarımıza uğrayan yapım, bir İngiliz süvarisi, bir kovboy ve bir Japon yarışçısını merkezine alan hikayesi ile izleyenleri eğlendirdiği kadar patlayıcı introsu ile de heyecanlandırıyordu.
1984’den 1990’a kadar neden olduğu bilinmeden ülkemize gelemeyen, geldikten sonra da efsane olan bir yapımda sıra: Transformers. Transformers, bu liste içindeki en popüler yapım olma vasfının tartışmasız sahibi olmakla kalmıyor, bir Hasbro oyuncağından sinematik evrene sahip bir franchise olarak da dikkat çekiyor. Belki bir Steve Jablonsky eseri değil ama introsu da hiç fena değil doğrusu. Kısa ama göründüğünden daha fazlası…
Bravestar, yine 90’larda ülkemizde popülarite kazanan 1987 yapımı Filmation yapımı bu çizgi film, bir Kızılderili ana kahramana sahip olmasıyla da büyük ses getirmişti. Doğadaki dört yırtıcı hayvanın özelliklerini üzerinde taşıyan bu şerifin maceraları, introsunu beklemek zorundaydı tabi ki, çünkü o intro kaçmazdı, hele climaxi ile!
Finale gelmeden önce, Esteban, Şirinler, Şeker Kız Candy, Musti, Nils ve Uçan Kaz, Ten Ten gibi efsane çizgi filmleri unutmadığımızı ancak müzik kalitesiyle öne çıkan daha canlı introları seçtiğimizi belirtmek ve benzeri yapımlar anmak için bir başka “barışçıl” efsaneye uzanıyoruz; Red Kit yani orjinal adı ile Lucky Luke. Pazar günlerimizi süsleyen ve gün boyu süren müzik eğlence programlarının değişmezi olmakla kalmayan ve gazetelerin verdiği çizgi romanların da en popüleri olan materyalin harika introsu ile devam ediyoruz.
Ve final, hem de öyle bir final ki bizi 80’li yıllardan 90’lı yıllara geçirmeye ikna eden cinsten. 1992’de en azından geniş kitleleri kendisine hayran bırakan ve yine Hollywood’un kayıtsız kalamadığı, aynı zamanda MCU‘nun alternatif hattını oluşturan X-Men‘den bahsediyoruz. Gerçekten de Marvel‘in bu yetişkin temalarına daha uygun materyali harika introsu ve o “intronun introsu” ile bizi öyle hipnoz etti ki en az otuz beş yıllık bir hanedan kurdu popüler kültürde. Siz seyrederken biz de size veda ediyoruz. Tekrar görüşmek dileğiyle.
İlginizi Çekebilir
Çağdaş Kompozitörler Serisi-5: Müzik Sadece E...
Duygusal Bir Melodiden Coşturan Bir Epiğe – T...
Çağdaş Kompozitörler Serisi-6: Genç, Coşkulu ...

Merhaba, ben Murat B.Sarı. Eğer sitemizi ilk döneminde takip ettiyseniz beni “Yarıaydın” olarak hatırlayabilirsiniz. Aslında bu rumuz hakkımda oldukça açıklayıcı denilebilir. Yani şu evrendeki bilginin ne kadarına hakim olabilir ki insan? Günümüz dünyasında “T” insan olmak makbul ve ben uzmanlığımın sanata dair herşey hakkında olmasını yeğliyorum. Umarım bunu birlikte başarırız. Yeni maceralarda görüşmek dileğiyle…
