Tüm kurgu severleri saygıyla selamlıyorum. Ben Volkan Gün. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 1 asır önce mezun oldum. Sonsuzluk kadar uzun süre bankacılık yaptım. Yapmaktan zevk aldığım pek çok hobim oldu; ama bilim kurgu ve fantastik okumak yazmak ve izlemekten asla sıkılmadım. Bir insanın hayal gücünün milyonları peşinden sürükleyebildiğini defalarca görmüş birisi olarak en çok istediğim şey sizlerle ortaya koyduklarımız hakkında konuşabilmek, sizlere ulaşabilmek.
Tundra… Her yer göz alabildiğine kırmızı renkli bodur otlarla kaplıydı. Ufukta uzanan, adını bilmediği tepelerin karlı doruklarına bakarken esen soğuk rüzgâr yüzünü donduruyordu. İleride görünen küçük göl, kendisini de üşüten kuzey rüzgârının tacizi altında titriyordu. Yola çıkalı yarım gün olmuştu ve Kyal daha şimdiden pişman olmuştu. Pişmanlığının nedeni bu insanları aldatmak üzere olmasının verdiği suçluluk ve beraberinde gelen; onlara karşı duyduğu bağlılık hissi değildi. Bu duygulardan sıyrılalı çok zaman olmuştu. Vicdanı artık kendisiyle konuşmuyordu. Aptal […]
Devamını Oku »
Merak etmekten kendimi alamıyorum, her şeye rağmen, genel anlamda, sonuç nedir? Bedel nedir, değeri, kazanç? Obould yüzlerce belki binlercesinin ölmesine değecek bir şey başaracak mıdır? Kalıcı bir şey kazanacak mıdır? Yüksek yamaçta cücelerin yaptığı direniş Bruenor’un halkına değecek bir şey getirecek midir? Savunulması çok daha kolay olan Mithral konağına, tünellere çekilemez miydiler? Bundan yüzyıl sonra; geriye sadece kemikler ve taşlar kaldığında, kimse umursayacak mı? Sezgisi olan ırkların pek çoğunun kalplerinde şanlı savaş hayallerinin ateşini (benimki […]
Devamını Oku »
Tibor Magneff hanın kapısını açtığında kendisini neyin beklediğini aşağı yukarı biliyordu. Tütünün ve yanan şömine ateşinin göz yakan dumanına alkol ve soğuk bölge insanlarının özelliği olan az yıkanmaktan ileri gelen vücut kokularının karışımı eklenince ortaya çıkan şey mide bulandırıcı oluyordu. Bulduğu şey ise öyle olmadı. Han neredeyse boştu ve temizdi. Han sahibi olduğunu tahmin ettiği adamın maşrapaları dizdiği uzak köşedeki tezgâha yöneldi. Yardımcıları dışarıda atlarla ilgileniyorlardı. ‘İyi günler.’ İri adam kendisini tepeden tırnağa süzerken gülmemek […]
Devamını Oku »
R.A.Salvatore… Fantastik ve bilim-kurgu dünyasının en çok okunan, en çok takip edilen yazarlarından ve onun ‘Unutulmuş Diyarlar’ evrenine kazandırdığı efsanevi savaşçı: Drizzt Do’Urden. Yirmi yılı ve yirmi kitabı aşan efsanevi Kara Elf’in ağzından anlatılmış bir hikaye olan ‘Taşlar ve Kemikler’, yazarın Unutulmuş Diyarlar’ın büyü ve kanla yoğrulmuş topraklarında geçen hikayelerini topladığı antolojiden alınmıştır. Savaşı ve ork öldürmeyi çılgınca seven bir cüceyle; kurnaz ve atik bir orkun kendi gözlerinden savaş ve bedelleri üzerine kurulu etkileyici hikayesi…. TAŞLAR […]
Devamını Oku »
Zaman Ejderhalar zamanıydı. Ulu kanatları, dev gövdeleri ve keskin zekâları vardı. Açtılar. Daima açtılar. Asil duruşlarının altında sinsi, kibirli ve vahşiydiler. Gökyüzünde kanat açtıkları zaman yeryüzüne vuran gölgeleri ölümün karanlığını taşırdı. Öldürülmesi zor yaratıklardı. Zekâları ve kuvvetleri onları kurbanları, insanlar, karşısında üstün kılıyordu. Her ölen ejderhanın ölüsüne yirmi cesur adamın ruhu eşlik ederdi. Alevleri yakar, kuyrukları yıkar, pençeleri parçalar, dişleri en kalın zırhı delip kemikleri ezerdi. Her biri kendi efendisiydi. Birbirleriyle kavga etmekten çekinmezlerdi. Gökyüzünde […]
Devamını Oku »
Bazı isimler vardır her yapıtlarının kaderi başarılı olmaktır. Allah vergisi deyin ya da abartı, hatta şans… Nihayetinde yaptıkları her şey başarılı olacaktır. Drew Karpyshyn ismi belki zihinlerde bir Tolkien, bir Frank Herbert etkisi vermeyebilir; ama Mass Effect ve Star Wars: Knights of The Old Republic, bilim kurgu türüne gönül verenler için çok şey ifade eder. Kanadalı yazar ünlü oyun firması Bioware için yazmaya başladığında tüm zamanların en iyi on bilim kurgu oyunundan ikisinin başyazarı olacağını, […]
Devamını Oku »